menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batı Şeria’da Ölüm Kadar Sessiz Bir Felaket: Yıkımın Rutini

8 12
09.02.2026

Filistin’de acı çoğu zaman “büyük” haberlerle anlatılır: bombardıman, katliam, toplu tutuklamalar, sürgün… Oysa Batı Şeria’da yaşananların büyük kısmı, dünya ekranlarına düşmeyecek kadar “gündelik” bir şiddetle ilerliyor. İşte bu yüzden, en son konuştuğumuz Filistinli Ebu Ömer’in hikâyesi yalnızca kişisel bir dram değil; daha büyük bir düzenin küçük ama anlamlı bir örneğidir.

Çünkü Batı Şeria’da insanları yerinden etmek için her zaman kurşun sıkmak gerekmez. Bazen bir imza, bazen bir “ruhsat yok” gerekçesi, bazen de sabaha karşı gelen buldozerler yeterlidir. Bu yöntem, işgalin en sistemli, en soğukkanlı, en az görünür silahıdır. Yıkım yalnızca duvarları değil, insanların toprağa tutunma iradesini hedef alır.

Ev yıkımı: Bir istisna değil, rutin bir politika

Batı Şeria’daki Filistin köylerinde işgal güçlerinin her gün neredeyse bir köye uğraması artık olağan hale gelmiştir. Gerekçe çoğu zaman aynıdır: “yapı ruhsatı eksikliği.” Ancak mesele hukuki değil, siyasidir. Çünkü Filistinliler için ruhsat mekanizması bir düzen değil; bir kilittir. Kapısı olmayan bir evin anahtarını istemek gibi.

Sadece bu yıl içinde 5.000’den fazla evin yıkıldığı, dolayısıyla 5.000 ailenin yerinden edildiği aktarılıyor. Bu rakam, bir şehir nüfusunun sessizce dağıtılması demektir. Yıkılan yalnızca duvarlar değildir; çocukların odası, annenin mutfağı, babanın emeği, dedenin hatırası, bir köyün hafızasıdır. Ve yıkımlar çoğu zaman köylerin uç noktalarından başlar. Çünkü hedef bellidir: köyleri merkezden değil, sınırdan boğmak. Alanı daraltmak, nefesi kesmek, “ya gidin ya da küçülün” demek.

Ebu Ömer’in hikâyesi: Bu kez ev değil, toprak hedefte

Bu kez Ebu Ömer’in hikâyesinde manzara farklıydı. Bu defa buldozerler gelmedi; evinin duvarları yıkılmadı. Fakat yıkımın şekli değişse de özü aynı kaldı: mülksüzleştirme. İşgal yönetimi, Ebu Ömer’in ailesine ait olan onlarca dönüm araziyi bir kalemde “müsadere” etti. Üstelik bu toprakların piyasa değeri sıradan bir........

© Milat