We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Zorunlu eğitimi tartışmaya mecburuz!

5 1 0
04.04.2019

Eğitime ilişkin iki haber ulusal basında geniş yer buldu. Bir tanesi Kocaeli Gebze’de lise öğrencisinin okul müdür başyardımcısını bıçaklayarak öldürme haberiydi. Değerli hocamıza rahmet, kederli ailesine ve eğitim camiasına sabırlar diliyorum. İkincisi ise ‘Profesörün 13 yıllık deneyi: Yüzde doksanı papatya çiziyor’ başlıklı haberiydi. İkincisi; deney, deneyin sunuluşu ve eğitim kamuoyunca algılanışı ve tartışılma biçimi ile eğitim kavrayışımızı yani eğitim ahvalimizi yansıtması açısından örnek vaka hüviyetinde. Bu önemine istinaden müstakil bir yazıyı hak ediyor. O yüzden o konuya şimdilik girmiyorum.

Eğitimde şiddet haberleri hayatımızın rutinine dönüştü. Hatta küresel bir sorun başlığı denilse yeridir. Dünyanın pek çok ülkesinden benzer haberler geliyor. Kamuoyu alıştı, kanıksadı. Artık ‘nasıl olur!’, ‘bu da olur mu?’ şeklinde bir tepkiyi kimseden görmüyoruz. O yüzden eğitim, öğretmen, okul, öğrenci kelimeleri ile kavga, şiddet, ölüm, bıçak kelimeleri genelde yan yana, aynı cümle içinde. O halde ülkemizin değişik bölgelerinden, değişik okul türlerinden, değişik ülkelerin değişik okul kademelerinden gelen bu haberlerde; eğitim, okul, öğrenci, öğretmen gibi benzerlikler dışında ölüm ve şiddetle bağ kurmamıza neden olabilecek bir ilişki olabilir mi? Öğrenci, öğretmen veya ailenin zaafları, eksiklikleri, ihmalkârlıkları, kadersizlikleri üzerinden okunan, açıklanan bu rutin hadiselerde suç ile yapı arasında, suç ile ilişki biçimi arasında bir sorgulama yürütülemez mi?

Modern dünyanın en büyük fetişlerinden olan eğitim ve dolayısıyla okul bu tarz sorgulamalardan........

© Milat