We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Gerçeğin şakağına namlu dayamak

8 0 0
02.01.2019

‘Dünyanın Gözünde Atatürk ve Türk Aydınlanması’ konferansına katılan Prof. Dr. İlber Ortaylı, ko-nuşmasının bir kısmında günümüz eğitim sistemini değerlendiriyor. Sivil eğitimin başarısız özellikle de ‘sandviççi dükkanı’ gibi açılan özel eğitim kurumlarının mevcut durumunun ‘feci bir şey ve tahlil edilmemiş bir sorun’ olduğunu belirtiyor. Cumhuriyetin ordudan başka temel bir kurumu olmadığını ve bu vaziyeti dolayısıyla zayıflatıcı, dejenere edici operasyonların hedefi olduğunu dile getiriyor. Modernleşme şayet insanın kalitesini değiştirmekse bunun başarılı şekilde sadece askeri eğitimde becerilebildiğini talebelik, hocalık deneyimlerine referansla temellendiriyor Ortaylı.

Kamuoyu, konuşmanın özellikle ‘sandviççi dükkanı’ benzetmesiyle eleştirilen özel eğitim kısmına dikkat kesildi. Lakin hüküm koyucu tarzda yapılan bu konuşmanın satır aralarına, dile gelmeyen ön kabullerine bakmamızın daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Malesef bizim ülkemizde, tıpkı İlber Ortaylı’nın bu ko-nuşma vesilesiyle yaptığı gibi, belirli bir alandaki otoritesine yaslanıp iki-üç gerçeği de payanda kıldığında her türlü kayıtsızlıkla konuşabileceğini düşünmek gibi bir alışkanlık var. Bu alışkanlığı kısaca; mevcut duru-mun ve gereklerinin ne olduğundan ve neyi icbar ettiğinden ziyade kimsenin itiraz etmeyeceği bir kaç hu-susu arzusu-isteği namına payandalaştırma/paravanlaştırma gayreti olarak tanımlamak mümkündür. Alışkanlık bu olunca Türkiye, tabiri caizse ‘arzular şelale’ halinde bir gerçeklikle savaş dünyasına dönüşür. Kamu politikaları, aşamaları belli bir takım çözüm çabaları olmak yerine gerçeğin-hayatın şakağına dayatılan birer namluya dönüştürülür. Hayat,........

© Milat