Hayatın İçinden Kısa Kısa - 85 |
ASHABI DAVRANI OKUDUNUZ MU?
Yemenli cömert bir zat vardı. Yemen-Sana yakınlarında hurma ve ekin bahçesi vardı. Mahsulünü hasat eder. Öşrünü (zekatını) fakir ve kimsesizlere fazlasıyla verirdi. Bir gün vefat etti. Çocukları, aynı tarlayı ektiler. Hasat zamanı gelince, aralarında şöyle konuştular, Malımız az, kendimiz de çok kalabalığız. Fakirlere bir şey vermeyelim. Sabah erkenden kalkıp, malımızı toplayalım. Erkenden, bahçeye gittiler. Bahçe yanıp kül olmuştu. Simsiyahtı. Çok şaşırdılar. Herhalde biz, yanlış bir yere geldik. İçlerinden biri, keşke böyle yapmasaydık, Allah’ın (cc) emrini dinleseydik, anlamına gelen sözler söyledi. Kuranı Kerim de bu olay Kalem suresi 17. Ayette, Ashabı Davran kıssası olarak anlatılır. Kalem suresi 17. ayette; “Hani onlar (bahçe sahipleri) sabah olurken, mahsullerini toplayacaklarına yemin etmişlerdi. Onlar istisna da etmiyorlardı.”
Bu olaydan hissemize düşenler: Müslüman olarak bizler, malımızın zekatını, tarladan kaldırdığımız mahsulün öşrünü vermekle yükümlüyüz. Bu hususta hasislik, pintilik ve cimrilik olamaz. Peygamber Efendimiz (sav); “Sadaka vermekte, acele edin. Sadaka, bela ve musibetlerin önüne geçer. “
HZ. ÖMER (RA) VEYSEL KARANİ’DEN (RA) NE İSTEDİ O NE CEVAP VERDİ
Hz. Ömer Efendimiz (ra) halife. Yanına Hz. Ali Efendimizi (ra) aldı ve Yemene gitti. Peygamberimizin (sav) Hırka-i Saadetlerini, Peygamberimizin (sav) vasiyeti üzerine, ona teslim etmek üzere. Kırda deve güderken, ibadet halinde buldular. Durumu kendilerine anlattılar. Peygamberimizin (sav) vasiyetini bildirdiler. Kıssada........