Hadisi Sünneti Kimden Öğreneceğiz?

Sahih Sünnete uymak ve Sahih Hadisi Şerifleri kabul etmek, Hz. Peygamber(sav) Efendimiz ’in yolundan gitmenin yani Kuran ifadesiyle ittiba etmenin en açık göstergesidir.

Ancak bazı sahih olmayan sünnet adı altındaki uygulamalar ile sahih olmayan hadis adlı sözlerin de Hz. Peygamber(sav) Efendimiz adına uydurulduğu da tarihi bir gerçektir.

Sahih Sünnet ile Sahih Hadisleri nereden bileceğiz veya nasıl ayırt edeceğiz diye bir soru gelebilir.

O zaman ta en başa dönelim:

Genelde insanlar, özelde ise Müslümanlar, Sahih Sünnet ve Sahih Hadisi Şerifler olmasaydı Kuran'ın Kuran olduğunu bile bilemezlerdi gerçeğinden başlayalım.

Nasıl mı, Hz. Peygamber(sav) efendimiz söylemeseydi, İslam diye bir dinin olduğunu, Kuran diye bir kitabın nüzul olmaya başladığını ve Hz. Muhammed(sav) in Kuranın ilk muhatabı, ilk öğreticisi ve ilk tebliğ edicisi olduğunu kim hangi yolla öğrenebilirdi.

Ya da bir de şöyle düşünelim:

Sahih Sünnet ile Hadisleri reddedip Kuran İslam'ı diyenler, o kadar çocuksu bir akla sahipler ki; Kuran'ın Kuran olduğunu hadisle öğrendiklerinden ya haberleri yok, ya da akıllarını kullanmak isterlerken akıllarını yok sayıyorlar.

Şimdi bir daha ifade edelim: Okunan ayeti kerimelerin Kuran'ı Kerim ayetleri olduğunu haber veren ilk kişi olan Hz. Peygamberimizden(sav) gelen tek kişilik haber olmasa, kimin Kuran’dan haberi olabilirdi ki?

Şimdilerde Sahihi Sünneti ve hadisleri ret etme iddiasında olan şaşkınlar o tek kişilik beyanı yani dini terminolojideki şekliyle haberi vahidi dinin temeli olarak kabul ettiklerinden bile bihaber durumdadırlar. Ya da........

© Merhaba Haber