Tercihimiz Ahiret Olsun (2) (Lütfen Okuyun İstifade Edersiniz) |
Hz. Ömer (ra) Efendimiz, ahiret ile dünyayı mukayese ederken, ahiret yanında dünya nedir ki, dünya, ancak tavşanın bir defa sıçraması misali gibi bir şeydir.
Hikmet ehli bir zat demiştir ki; “ Dünya, altından yapılmış ama fani olsa ( ki fanidir ), ahirette çamurdan olsa ama baki olsa ( ki bakidir ), akıllı insan, baki olanı, faniye tercih eder.
Hiç kimse için, istisnası olmayan ecel, herkesi gelip bulur. Sünnetullah ( Allah’ın (cc) kanunu ) budur, değişmez. Ölüm meleğinin görevi, emri uygulamaktır. Anlatılır ki; “ Azrail (as) bir evde bir canı aldı. Evde figanlar, ağlaşmalar duyuldu. Bu hale, Azrail (as) lisanı hal ile, niye figan ediyorsunuz? ben emir kuluyum, kaldı ki, daha sonra zaman zaman bu eve gelip, hepinizi ahirete götüreceğim.
Ölüm, daha nasıl güzel anlatılır. Açık, seçik ölüm bir emrin ifası. Takdirle hayatın sonu. Mezarlıkları ziyaret edip, bizden küçük ölenler, çocuk yaşta ölenler var da var. Yukarıda yazdık. Bu işin istisnası yok. Tabutunu omuzunda taşıdığın birileri, bir gün bizi de, omuzlarında taşıyacaklardır. Hepsi bu. Mühim olan, iyi bir yolculuk arkandan üzülenler, ağlayanlar var ama onlar ağlarken, sen gül.
Menakıp kitaplarımızda Hz. İsa’nın (as) şöyle bir olayı anlatılır; “ Hz. İsa (as), hızlı hızlı koşarken sordular. Kimden kaçıyorsun? Cevap, ahmaktan. Orada bulunanlar dediler ki, Sen nefesiyle ( Allah’ın (cc) izniyle ) ölüleri dirilten, körlerin gözünü........