Hâdiselere Şaşı Bakanlar, Gözleri ve Yürekleri Perdeli Olanlardır
Bugün de yine yazımıza, ‘Selam duâsı’yla başlamak isteriz efendim müsâdenizle.
‘Aşk olsun. Aşkınız cemâl olsun. Cemâliniz nûr olsun. Nûrunuz ayn olsun.’
Geçen hafta yeni başladığımız hikâyede Hıristiyanları öldüren zâlim bir Yahudi şâhından bahsetmeye başlamıştık. Kaldığımız yerden devam edelim bakalım.
“Şişenin biri kırılınca diğeri de gözden gitti. İnsan meyil ve arzudan ve öfke ve gazaptan şaşı olur.”
‘Bir kimsenin gereğinden fazlasını görme fikri, arzusu ve öfkesi nedeniyle mânen şaşı olacağı açıktır. Nitekim anlatılan Yahudi şâhı İsevîlere zulüm yapınca, Hz. Musâ’anın gazâbını üzerine dâvet etmiş, azâbı ve cezâyı hak etmiş oldu. İnsanların şaşılıklarına sebep hırs, tamah, haset, şehvet, hiddet, nefsâniyet gibi sonu acı ve elem olabilecek hallerdir. Bu sonu acı ve elem olan kötü hallere düşenler, nefsâniyetlerine yenilmiş namertler haksız yere kan dökme, hırsızlık yapma, ev yıkma, ocak söndürme gibi pek çok fesâda girişirler. Zulüm ve azgınlık yolunu seçerler. İyi ne varsa kendi karanlık kalpleri gibi yıkık dökük hâle getirmek için çaba sarf ederler. Halbuki bu kötülüklerden, yıkımlardan, azgınlıklardan, belâlardan kurtulmak insan olmak için niyet etmeye, bu niyet de Allâh’ın emirlerini noksansız kabul etmeye, O’nun yüce yoluna girmeye, o yolda devam etmeye bağlıdır.’ (Abidin Paşa, Mesnevî Şerhi, Sadeleştiren Mehmet Said KARAÇORLU, İst, 2007, s.118)
Beden gözünün şaşılığı nasıl ki cisimleri ikili gösterdiği gibi kalbin mânen şaşılığı da, Allah Teâlâ’nın tevhid inancını yaymakla görevli peygamberleri dahi şaşı değerlendirmeye kadar işi vardırır. Yüce dînî İslam’da peygamberlerin hepsi haktır. Birini inkar insanı dinden çıkarır. Musâ’yı kabul edip İsâ’yı kabul etmemek insanı inkara götüren tehlikeli bir durumdur. Dînin aslı ‘tevhid’dir. Tüm peygamberler bu hakikati dile getirirler. Musâ’yı seven ama........
