menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cenabı Hakka Hayretimizin Artması Hayranlığımızı Artırır

6 0
yesterday

Bugünkü yazımız yine; ‘Selam duâsı’yla olacak efendim:

‘Aşk olsun. Aşkınız cemâl olsun. Cemâliniz nûr olsun. Nûrunuz ayn olsun.’

Hz. Mevlânâ, geçen hafta işlediğimiz beyitlerdeki misallerde çeşitli sebeplere dayanarak binâları, kaleleri yıkıp daha iyisini yapmak ile ilgiliydi ve buradaki hikmetler arandı.. Bu hafta da kaldığımız beyitlerden devam edelim, bakalım bugüne hangi hisseler düşecek bizlere;

“Ama öyle hayran olunmalı ki, hiçbir şey düşünmeden Rabbânî emirlere, Mevlâ’nın sevgisine arkasını çeviren bir hayranlık, şaşkınlık değil. Yüzünü şeytanın vesveselerine döndürerek hayran olmamalı. Dost olan Cenâbı Hakk’ın muhabbetine dalmış, o muhabbetin sarhoşluğuna hayran olmalı.”

‘Hayran olmak bir mânâda, gördüğü şeye akıl erdirememekten yâhut gördüğü şeyi şüphe kalamayacak şekilde yakînen bilmekten doğan hayret ve şaşkınlıktır. Gördüğü şeyin ihtişamından gözü kamaşan kimsenin şaşkınlığı; gördüğü şeyin azameti karşısında dehşete düşen, ne yapacağını, ne diyeceğini bilemeyen kişinin şaşkınlığıdır.

Allah Rasûlü aleyhisselam, Allah Teâlâ katına yüceldikçe, ilâhî sırlara muttali oldukça hayranlıktan hayranlığa düşerdi. O; sırların cezbesine gaşyolurken; ‘İlâhî benim hayretimi artır’ diyerek ilâhî tecellilerin doyumsuz zevkini dile getirirdi. Böyle tecelli sarhoşu olanlar Ashâb-ı Yemîn’in güzideleridir. Bir de yeryüzünü nefsine çevirmek suretiyle, arkasını Hakk ve hakikate dönen, nefsinin arzularında müstağrak olmuş Ashâb-ı Şimal vardır ki, onlar da dost bildikleri nefis........

© Merhaba Haber