Bitti mi?
“Beni yaktığında, küllerimin üzerinde bir iblis gibi dans ettiğinde ve rüzgara savurup beni, çöl güneşini gözüne sürme yaptığında kimliğimi yok ettiğini mi sandın?
Tarihimi ve inançlarımı sildiğini mi düşündün?
Boşuna uğraşıyorsun!
Bir isyanın sonu olmaz. Ben diriliş gibiyim, bir gün geri döneceğim."
Son cümlesini iki kez tekrarladı. İkisinde de şehadet parmağını kaldırdı havaya, kendinden en emin haliyle. Kalbindeki hududu bilinmeyen, karşılığı, dengi, benzeri, benzeyeni bulunamayacak olan imanının gücü yüzüne yansımıştı. Yüreğindeki cesaret, gözlerinden okunuyordu. Bu ruh, ona ait değildi sanki. Kesinlikle ona ait olamazdı. Gözleri...gözleri her şeyin anlamı, anlatanı, anlayanı, şahidi, özetiydi. Bu gözler yalnızca bakmak için değildi asla. Bakmanın görmenin de ötesinde idi bu bakışlar. Medeniyet, akıl, ahlak, farklılık, farkındalık, mücadele, korkusuzluk, direniş ve inanç doluydu. O gözlerdeki........
