Rüya Gibi
Pek az görürüz desek, bazen karikatürize alay etsek de rüyalarımız ürperişlerimizi, hesaplarımız, ümit ve endişelerimizi yansıtır yine de. Bu uyur(açıklığı tartışmalı), ikinci gözlere sığınırız.
Geleceği merak eder, fincanlardan(!) bile kiminde medet umarız.
Habis rüyalar vardır. İçinden çıkılmayan. Tabir üstüne tabir yapılır. Akan çeşmelere, sulara, ferah sabahlara, bal dilli akrabalara anlatılır.
Aradan aylar, seneler geçer. Rüyalar çıkmaz, solar gider.
Sevenler yiter, gelir, ikide bir düşlere sokulur. Hiç akla gelmeyecek yerlerde, bambaşka kişilerle yanyana düşersiniz bazen.
Size özgü sahnede yeryüzüne gençliğiniz, taravetiniz güler.
En sevdiğiniz sinema perdesidir bazen rüya kıyameti, bir şekilde başrolde olduğunuz.
Bazen mükemmeli oynarsınız, farzı muhal kaleler fethedersiniz. Güçlüsünüzdür ya da çok çaresiz mağdur; yardım gecikir gelmez. Tren kalkar, otobüs kaçar. Rüyalar size el sallar.
Yaban rüyalar vardır, apayrıdır.
Büyük devlet adamlarının rüyası başkadır; küçüklerin saltanat, menfaat, mevki makam hesaplarıyla yaptıkları başka…
Amerikan başkanı yatağa rahat girer miydi acaba hep merak........
