Çocuğumu İzliyorum
“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun…” (Tahrîm, 66/6.)
Son yaşanan olaylar hepimizin dikkatini çocuk eğitimine yönlendirdi. Bu elim hadise hepimizi derinden yaraladı ve üzdü. Elinde kalem, kitap olması gereken çocuğun elinde silah vardı. Silahın karşısında ise sınıf arkadaşları… Bu çocuğu cani kimliğine büründüren hain güç kimlerdi?
Çocuk eğitimi ve terbiyesi tüm ebeveynlerin sorumluluğundadır. Ahlak ve maneviyat eğitiminden uzak tutulan bir çocuğa, tüm maddi imkânlarını kullanarak en iyi hocalardan ders aldırmak suretiyle çocuğunu eğitmiş zanneden ebeveynler şunu unutmasınlar ki eğitim ve terbiye bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu kanatlardan biri eksikse istediğiniz kadar bir kanada yatırım yapın, onu süsleyin boyayın eksik olacaktır. Eğitim, öğretim ve terbiye konusunda rehber alacağımız kişi Hz. Peygamber Efendimizdir. (s.a.v) O’nun hayatını iyi tahlil edebilen bir aile reisi, çocuklarını terbiye etme konusunda başarıya ulaşılabilecektir. Şimdi düşünelim ve şu soruyu kendimize soralım: Çocuğumu tanıyor muyum? Çocuğumu izliyor muyum? Yani bu nasıl soru, kişi kendi çocuğunu tanımaz mı? Dediğinizi duyar gibiyim. Demek ki bu olayların bize gösterdiği gerçek şu ki kişinin çocuğunu yeteri kadar izleyemediği, gözlemleyemediği ve iyi aile reisliği edemediğidir. Bu konuda Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) nasihati ve hatırlatması şöyledir. : “Hepiniz çobansınız; hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Devlet reisi de........
