Şimdi Ne Yazsam?
Ete kemiğe; harflere ve kelimelere bürünmemiş olan cümlelerin, hikayelerin, denemelerin ve yazı türündeki her şeyin bulunduğu o olasılıklar alemine bakıyorum uzaktan, çok uzaktan.
Hiç birisi sırtına, sözcüklerden örülmüş olan bir hırkayı geçirip de bu tarafa; bana doğru yürüyüp de gelmiyor, gelivermiyor. Sanki okuma ve yazmayı henüz öğrenmemiş olan bir çocuk gibi kalakalıyorum ekranın karşısında.
Sözcülüğünü etmemi, yazıya dökülüp ve bahsettiğim o 'ete kemiğe bürünüp' bu tarafa; varlık alemine geçerek görünür olmayı isteyen hiçbir cümle yokmuş; mevcut değilmiş gibi, koşuşturup kaçışıyorlar bir anda, beni gördüklerinde. Beni görüyorlar çünkü az önce, uzaktan baktığımı söylediğim, kılıksız ve şekilsiz manaların; henüz doğmamış olan o cümle potansiyellerinin yanına gidiyorum. Aslında ayaklarına kadar........
