menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kanlı Pençeler

11 0
23.01.2026

Hepi topu, aralık bırakılmış olan bir kapının eşiğinde göz göze, el ele ve pek tabii kalp kalbe gelinmemiş olan kısacık buluşma -çarpışma- anı, sonsuz bir hızla mayalanıyor ve akıl almaz bir şekilde üreyerek, uzun soluklu, kalıcı(?) bir zaman kesitinin -geçitinin- içine doğru çekiyor beni. Neşeyle ve sıcaklıkla buyur eden, sonuna dek açılmış olan bir kapının yaptığı gibi, öyle istekli ve davetkâr bir tavırla bir geçitten içeriye doğru alıyor beni o sırada, varlık sahasındaki o kısacık ama soyut düzlemdeki mayalanmış ve genişlemiş olan zaman. Bir yanda eşik, bir yanda geçit... Tabii anlatınca da garip oluyor. Ayırdındayım bunun. Fakat anlatmasam da epey tuhaf, zaten!

Mazideki, incelik ve zarafet dolu, hassas, naif ve kibar parmakların başkalaşıp evrildiği o kanlı pençelerin varlığını seziyorum hemen, kapı kolunun üzerindeki. Bakmadan görmek, öyle birşey olsa gerek, o an. Yüzüme çarpılmaya hazır tutulan kapının kolundaki tetikte bekletilen ellerin, ne o sırada ne de gelecekte, bir daha okşamak, sevmek ya da sarılmak gibi muhabbet dolu eylemlerde ve girişimlerde bulunmayacağını, o geçitin içindeki geniş ama kapı eşiğindeki dar zamanın içinde yudum yudum idrak ediyorum, kesin ve........

© Merhaba Haber