İyi ve Kötünün Savaşı
Kötülüğün gürültülü ve gürültücü bir yanı var. Kâh şanı Dünya'ya yayılan, çiğ bir sarıya bulanmış olan beyaz saçlarıyla göz boyayan, kâh milyar dolarlık sözüm ona 'servetleriyle' göz dolduranların yaptıkları aşağılıktan daha aşağılık olan eylemleri dünya alem bilmeyen ve işitmeyen kalmadı, misal... Kendisinden hasıl olan o pis kokuyu da Dünya çapına yayıp açıkça "Bakın işte... Ben buradayım!" diyen kötülük, ar damarı yırtıldıkça daha fazla cüret bulmuş gibi "Buradayım ve güç; yönetim, para ve teknoloji bizim elimizde." diye devam etti cümlesine. İyiliğin kolu kanadı kırılsın, ümidi ve gücü tükensin diye gözdağı verilircesine mahsus(!) açık edilen rezaletler...
Fakat "Zenginlik bağırır, servet fısıldar" ifadesine eş değer bir şekilde, o gürültücü ve çığırtkan kötülüğün karşısında 'fısıldayan' bir iyilik var, bir de. "Kötülük bağırır, iyilik fısıldar" o halde... Gürültü ki yürek parçalayan, fısıltı ki gönül diyarında taht kuran... Fetih, hangi tarafın olur? Bundan söz edeceğim.
Bizler, sanki o süptil ve latif kanatlarını, muhtaçların ve mazlumların üzerine indirip de yüce bir ilahi buyruğun emriyle onları koruyan melekler sanki hiç yokmuş gibi gündelik........
