menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Selim Kuneralp yazdı: Gölge filo

17 21
13.12.2025

Geçtiğimiz hafta Ukrayna silahlı kuvvetlerinin Karadeniz’de Rusya’ya gitmekte olan gölge filo mensubu olduğu açıklanan iki boş tankere yaptığı saldırılar tabiatıyla kamuoyunun ve medyanın dikkatini bu filo üzerine çekti. Tabii bu saldırının açığa vurduğu bence en önemli gerçek Rusya’nın belki de tarihinde ilk defa Karadeniz’de üstünlüğü kaybettiği, bu gemileri Ukrayna’nın İHA’larla yaptığı saldırılardan koruyamadığıdır. Zaten hatırlanacağa üzere, savaşın ilk dönemlerinde Ukrayna Rus donanmasının en etkili gemilerini arka arkaya batırmış, kalan gemiler de Doğu Karadeniz’deki Novorossisk limanına çekilerek, Rusya oyundan çekildiği mesajını vermiştir.

Ukrayna bu iki gölge filo gemisine saldırılarıyla kalmadı. Gürcistan’a yol alan başka bir gemi de Karadeniz’de saldırıya uğramış, ancak Ukrayna bu saldırıyı üstlenmemiştir. Yine de başka kimin yapmış olacağı şüpheli. Bunun da ötesinde iki hafta önce Rusya ile petrol ticareti yapmakta olan bir Türk gemisi Senegal açıklarında saldırıya uğramış, Ukrayna yine bunu üstlenmemiş, ancak Batı basını geminin sahibi şirketin Rusya ile bütün ilişkilerini kestiğini yazmıştır.

Rusya’nın başlattığı kanlı savaşı finanse etmek için petrol ve gaz ihracatına güvendiği malum. Savaş başladığında petrol piyasası iniş çıkışlar yaşamış, Rus petrol ihracatını engelleme gayretleri pek sınırlı kalmıştır. Ani bir ambargonun özellikle Ukrayna’nın en büyük destekçisi Batı ülkelerinde fiyatları tavana çıkaracağı ve bunun neticesinde halkların bu desteğe karşı dönmesi endişesi haliyle radikal tedbirlerin alınmasını yavaşlatmıştır. Ancak zaman içinde AB ülkeleri Rusya’nın petrol ihracatından gelirini mümkün mertebe azaltmak için piyasanın hayli altında bir tavan fiyatı belirlemişler, arkadan Rus gemilerine ve bankalarına koydukları yaptırımlarla vidaları daha fazla sıkıştırmaya başlamışlardır. Son olarak Trump bir taraftan sözde barış müzakerelerinde Rusya tezlerine destek verirken, alıştırdığı tezatlardan birini daha göstererek Rusya’dan büyük miktarda petrol alan, başta Hindistan olmak üzere birkaç ülkeye ticari yaptırım uygulamaya başlamıştır. Ülkemize alenen tehdit savurduğu açıklanmadı, ancak kapalı kapılar arkasında bu konunun ele alınmış olması son aylarda ülkemizin Rusya’dan ithal ettiği petrolü büyük ölçüde azaltmasından dolayı tahmin edilebilmektedir.. Gerçi fiyatının açıklandığını görmedim ama piyasa fiyatından ucuza temin edildiği şüphesiz olan bu petrolün ekonomimize olumlu bir katkısı olduğu kuvvetli bir ihtimaldir. İktidarın buna rağmen ABD talebine uyması baskıların epeyce yüksek olduğunu düşündürmektedir.

Son rakamlara göre Rusya’nın petrol ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla nazaran " oranında azalmış, AB ülkeleri de 2027 yılından itibaren zaten bir hayli azalmış olan gaz ithalatını tamamen kesmeyi kararlaştırmıştır. Savaş bir şekilde sona erse bile Avrupa’nın 1980’lere kadar giden Rusya ile hidrokarbon alımının bir daha eski düzeyle dönmesi beklenmemektedir.

Kanaatimce savaş ortamında ambargoların da Rusya’yı zayıflatmakla beraber barışı getirmeye yeterli olmadığı bir durumda, Ukrayna’nın bu ticareti durdurmak için gayret harcaması ve petrol taşıyan tankerleri vurması normal sayılmalıdır. Barış halinde olsaydık tabii ki bu saldırıları haklı bulmak mümkün olmazdı. Ancak nerede ise 4 yıla yakın bir zamandan beri Avrupa’nın 1945’ten bu........

© Medyascope