Ruşen Çakır yazdı: Halep’te yaşananlar Türkiye’deki çözüm süreci hakkında bize neler öğretti? |
Doğrudan konuya girelim ve başlıktaki soruyu cevaplamaya çalışalım. Öncelikle, tıpkı geçen süreçte olduğu gibi, bu sefer de sürecin kaderinin yine Suriye’de belirleneceğini gösterdi.
Halep’in, Şam yönetimiyle SDG arasında ilk ciddi bilek güreşi olduğunu kabul edersek, Suriye’de çözümün hiç de kolay olmadığını bir kez daha, erkenden öğrenmiş olduk.
Suriye’de Şam yönetimi ile SDG arasındaki anlaşmazlıklarda, Ankara’nın açık ve güçlü bir şekilde Şam’ın yanında, hatta onu teşvik eder pozisyonda olduğuna tanık olduk ve şaşırmadık.
Türkiye’de muhalifinden iktidar yanlısına geniş bir koalisyonun, “terörist” SDG’ye karşı “Suriye ordusu”nu alkışlama yarışına girmesini izledik, izliyoruz. (Bunların büyük çoğunluğunun, bu vesileyle çözüm sürecinin iptalini umduklarını pekâlâ düşünebiliriz.)
Çözüm sürecini başından itibaren büyük bir heyecanla destekleyen ve bu nedenle Türkiye’nin Suriye’de olabildiğince tarafsız ve sorun çözücü bir rol oynamasını öneren farklı kesimlerden az sayıda kişinin, nasıl yine aynı koalisyonun farklı aktörleri tarafından linç edilmek istendiklerini de müşahede ettik.
Başta DEM Parti olmak üzere Kürt hareketinin,........