menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mümtaz’er Türköne yazdı: Bahçeli’nin antiemperyalizmi

44 0
06.01.2026

En yüksek ses ve tepki MHP liderinden geldi. Bahçeli’nin bugünkü grup konuşmasını, Venezuela krizi bağlamında analiz etmeden önce, arkadaki fonu aydınlatmaya çalışalım. Sazan gibi çok uzağımızdaki bu olaya balıklama atlamadan önce gerçeklerle işimiz var.

Arka fonda ve zincirleme reaksiyonla bize dokunacak sorularımız şunlar:

Venezuela krizinin Ortadoğu’ya, bilhassa Suriye’de kurulan yeni düzene etkisi ne olur? Çözüm sürecinin hissesine ne düşer, hassas kimyasına hangi elementler dahil olur? Yangın yerine dönen İran’da, Pezeşkiyan ve protestocular Venezuela’da olan bitenden kendi hesapları için ne devşirir? AK Parti iktidarının ve Erdoğan’ın gücü azalır mı, artar mı? Maduro’nun tereyağından kıl çeker gibi alınıp ABD’ye götürülmesi, Türkiye’de iktidar değişimini geciktirir mi, çabuklaştırır mı?

İzlediğimiz bir Hollywood yapımı değil, Venezuela üzerinden dünya düzeni değişiyor. Adına ister emperyalizm ister hegemonya ya da yeni sömürgecilik deyin, elimizdeki bütün analiz ve tanımlama araçları çöpe gitti. Çıplak gücün, güç gösterisinin egemen olduğu, bütün meşrulaştırma araçlarının lüzumsuz addedilip kenara itildiği yeni bir düzene intibak edeceğiz. Açık, sade ve göstere göstere işleyen bir sömürü düzeni. İçerdiği meydan okumayı hafife almayın. “Ekonomik çıkar” güdüsüyle en kestirme yoldan ilerleyen uluslararası ilişkiler ağı içinde kendimizi korumaya çalışacağız. “İki sene dişinizi sıkın” diyen, Trump’la birlikte bu dönemin kapanacağını ima edenlere inanmayın. ABD’nin emperyal politikası, kendi halkından aldığı destekle devam edecek. Müstakbel yönetimler önlerine çıkan fırsatları aynı şekilde değerlendirecek ve yeni fırsatlar yaratacak. Aksini düşünüp, önümüzdeki tabloyu Trump’ın kişisel hırsına bağlayanlar, emperyalizmin mantığı ve işleyişi hakkında hiçbir şey bilmiyor demektir.

Artık Washington’da oturanlar dünyaya, ellerindeki teknolojinin, dünyanın geri kalanına eşit miktarda harcadıkları parayla sahip oldukları askerî gücün uygulama alanı olarak bakacaklar. Uluslararası dengeler ve gelişmeler bu gücün gölgesinde oluşacak.

Ne zamana kadar?

Soru iyi bir soru, ancak cevabı belirsiz.

Durum biraz 19. yüzyıl başlarına benziyor. 19. yüzyılın ilk yarısında İngiltere, rakipsiz donanması ve bu donanma ile koruduğu uluslararası finans ağıyla dünyanın........

© Medyascope