menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Müge İplikçi yazdı: Cem Yılmaz’ın bir asi elit olarak portresi

28 19
01.01.2026

Yılbaşı akşamı… Üzerimizde 2025’in ağırlığı, içimizde yeni bir yıla dair umut. Sofra hazır: Tavuk, püre, içli köfte, pilav. Beyaz masa örtüsü, çiçekler… Küçük ailemizle paylaştığımız o samimi an. Yemekten sonra, saat dokuz buçuk suları, televizyonun karşısına geçme sırası. Amacımız basit: Biraz gülmek, biraz da gençliğimizin mizah anlayışını şekillendiren, orta yaşlarımıza damgasını vuran o ismi, Cem Yılmaz’ı yeniden hatırlamak. İşte bu yüzden, onun Netflix’te yayınlanan yeni özel gösterisi, o akşamın doğal bir parçası haline geliyor.

Karşımıza yine samimi, yine kendine has bir Cem Yılmaz çıkıyor. Biraz kadınlardan çekmiş, biraz ülkenin halet-i ruhiyesinden yorulmuş (ki son şovlarının değişmez temalarından biri bu) ve kendi kuşağını “biz aslında asiydik, şimdi elit olduk” ironisiyle mükemmel bir şekilde çerçeveliyor. Peki, bu “elitizm” vurgusu ve şovun genel havası, onu diğer stand-up’lardan ayıran o bildik özellikleri hâlâ taşıyor mu? Galiba…

Cem Yılmaz’ın anlatım tarzının temel taşları bu şovda da yerli yerinde duruyor. Daha ilk dakikalardan, sanki evinin salonundasınız da, o, koltuğuna kurulup hayattan bölümler anlatıyormuş hissine kapılıyorsunuz. Bu hissi yaratan o iki kritik öge ise, yine sahnenin ayrılmaz parçaları olan koltuk ve mikrofonun kullanım biçimleri.

Koltukla sağlanan rahat anlatıcı ev........

© Medyascope