“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” …
Erdoğan’ın 17-25 Aralık’ın hemen ardından söylediği “Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” sözleriyle başlayan süreç, yargıyı siyasetin merkezine çeken düzenlemelerin önünü açtı; 2014’teki yasa değişikliklerinden 2017 sonrası HSK yapısına uzanan hat, bugün Anayasa’yı yok sayan kararların nasıl mümkün hâle geldiğini gösteriyor.
Başbakan Erdoğan’ın Manisa’da yaptığı konuşmayı anımsayan var mı acaba, o konuşmada “Bir yanlış yaptık. Nedir o yanlış? HSYK… Onu da yargılayan, denetleyen mekanizma vardı. Biz dedik ki demokrasinin gereğini yapalım. Adalet Bakanlığı’ndaki bu yetkiyi kalktık devrettik. Orada yanlış yapmışız. Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” diyordu.
Tarihler 29 Aralık 2013’ü gösteriyordu…
17-25 Aralık 2013’den birkaç gün sonraydı.
AB reform sürecinde “demokrasi gereği” yapılan bütün reformlar geri alınıyordu.
HSYK da onlardan biriydi.
Başbakan Erdoğan’ın “Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” sözlerinin hemen ardından AK Parti milletvekilleri, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu siyasetin emrine veren bir tasarı hazırladı.
Tasarının satırbaşları özetle şöyleydi:
“Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte HSYK’da görev yapan genel sekreter, genel sekreter yardımcıları, Teftiş Kurulu Başkanı, Teftiş Kurulu başkan yardımcıları, Kurul müfettişleri, tetkik hakimleri ve idari personelin, Kurul’daki görevleri bitecek. 10 gün içinde ise Kurulun Başkanı olan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ; Kurul üyelerinin, asıl ve tamamlayıcı üye olarak görev yapacakları daireleri belirleyecek.........© Medyascope
