Mazlum Vesek yazdı – Cemal Süreya’nın son yazısı: Sivas’ta açık sinema, Kars’ta kapalı |
Erzurum’da üniversite okuduğum zaman sık sık Kars’a giderdim. Bu yolculukların ilkine sebep olan Cemal Süreya’nın “Kars” şiiriydi. Şimdilerde moda olan Doğu Ekspresi henüz yoktu ama ben o yıllarda trenle gidilebilecek neresi varsa gittim. Kars’a vardığımda o şiiri kaç kere okudum, kim bilir. Vakıa, sonrasında Kars’a adeta tutuldum. Her fırsatta yolumu o şehre düşürdüm. Karın ve serhat boyunun büyülü kıldığı bu şehre dair heybeme çok şey doldurdum o yıllarda.
Bu yıl Türkiye’nin yarısına kar düşende o Kars yolculuklarını anımsadım. Tabii ki Cemal Süreya’yı da. Çok şey yazdı, çok şiir dizdi elbette ama Kars’ı yazan şairin dondurucu soğuğuyla Anadolu’nun çile günleri içinde sayılan Ocak ayının 9’unda hayatını kaybetmiş olması da hep aklımın bir köşesini kurcalamıştır. Kars’ın da Kürtçe sözcük anlamı dondurucu soğuk demek. Adıyla müsemma diyebileceğimiz bir şehir.
Bu yıl Türkiye’nin yarısına kar düşence o Kars yolculuklarını anımsadım. Tabii ki Cemal Süreya’yı da. Çok şey yazdı, çok şiir dizdi elbette ama Kars’ı yazan şairin dondurucu soğuğuyla Anadolu’nun çile günleri içinde sayılan Ocak ayının 9’unda hayatını kaybetmiş olması da hep aklımın bir köşesini kurcalamıştır. Kars’ın da sözcük anlamı dondurucu soğuk demek. Adıyla müsemma diyebileceğimiz bir