İsmail Fatih Ceylan yazdı: Bülent Akyürek’in ardından |
Son güncelleme: 15 Şubat 2026 -
İsmail Fatih Ceylan yazdı: Bülent Akyürek’in ardından
Bülent Akyürek adını duyduğum ama tanışmadığım bir yazardı. Popüler, çok satan kimi kitaplara nazire kitaplar yazıyor diye düşünüyordum. Öğle Namazına Nasıl Kalkılır kitabı, bir milyonun üstünde satış yapmış olan Sabah Namazına Nasıl Kalkılır kitabına karşılık yazılmıştı. Sabah Namazına Nasıl Kalkılır kitabının editörü bendim, Nesil Yayınları’nın editörü olduğum dönemde yayınladığımız Yavuz Bahadıroğlu, Muhammed Bozdağ, Halit Ertuğrul, Cemil Tokpınar kitapları, dönemin en çok satan kitaplarıydı.
Bülent Akyürek’in Öğle Namazına Nasıl Kalkılır kitabını okumadım, ne diyormuş diye merak da etmedim. Muhtemelen Sabah Namazına Nasıl Kalkılır kitabıyla dalga geçiyordur, böyle bir kitabı “din tüccarlığı” görüyordur, onlarca, yüzlerce, binlerce alıp da hediye olarak dağıtanlarla dalga geçiyordur diye düşündüm.
Daha sonra fuarlarda Yılgın Türkler, İçinizdeki Öküze Oha Deyin, Güzel Susma Sanatı gibi kitaplarını görünce, “Bu arkadaşın çok satan kitaplara karşı alerjisi var galiba” diye aklımdan geçti. Yılgın Türkler, Turgut Özakman’ın Çılgın Türkler kitabına göndermeydi. Diğerleri de popüler kişisel gelişim kitaplarına yönelikti. “Popüler kitaplara karşı ama o popülerlikten kendisi de yararlanıyor, kendisi popüler kitaplar hazırlıyor” imajı oluşmuştu bende. Çünkü popüler kitaplara nazire yazdığı kitapları hiç de az satmıyordu.
Seni sevdim de ne oldu, Efes Turkcell zengin oldu
Öğle Namazına Nasıl Kalkılır kitabına göz attığımda, içindekiler kısmında ilginç başlıklar vardı.
“Bu kitap Sabah Namazına Nasıl Kalkılır’a cevap mı, Müslümanın rüyası nasıl olmalıdır, Beynamaz Edison cennetlik midir, Pantolonum kırışıyor namaz kılamıyorum, Ant içmek ateist yeminidir, Amcana teşekkür ettin mi yavrum, Hacca gidip arapları zengin mi edelim, Seni sevdim de ne oldu Efes Turkcell zengin oldu, Örümcek Adam’ın arkasında namaz kılmak, Din Adamları niçin CHP’ye gidiyor.”
İçindekiler kısmında sayfa numaraları yoktu. Sayfa numaralarını koymaya vaktimiz olmadı, bir zahmet kendiniz halledin notu vardı sayfada.
İlk yazısında Sabah Namazına Nasıl Kalkılır’ı eleştirmek için değil, o kitaba destek olmak için Öğle Namazına Nasıl Kalkılır kitabını yazdığını belirtiyordu.
Bülent Akyürek’in tarzını biraz Erdal Demirkıran’ın tarzına benzettim. Erdal Demirkıran da, İflas Etmenin Yolları, Sadece Aptallar 8 Saat Uyur, Yerim Seni ÖSS, Ben Dünyanın En Akıllı Adamıyım gibi kitaplarla dikkati çekmiş, o kitapları hayli ilgi görmüştü.
Daha sonra bazı arkadaşlardan Bülent Akyürek’in çok ince mizah yaptığını, bizim camiada fazla anlaşılamadığını, entelektüel yalnızlık çektiğini, çok kaliteli bir yazar olduğuna dair sözler işittim. Bazı dergilerde hakkında övgü dolu birkaç yazı okudum.
Dört beş yıl önce bir gazetenin kültür sanat müdürü arkadaşım, Bülent Akyürek’in benimle tanışmak istediğini söyledi. Olur tabii dedim ama nedense sonra bir ses çıkmadı. Arada neden tanışmak istediğini merak etsem de, ben de sormadım. Sonradan anladım, yaşarken gizlediği hastalığın ilerlemesi yüzündenmiş.
Sonra biz zaman geldi, sosyal medyada Bülent Akyürek’in vefat haberi yayıldı. Meğer ne çok seveni varmış, herkes hakkında iyi şeyler yazıyordu. Bilinen, klasik taziye mesajlarının ötesinde, onu tanıyanların kaleme aldığı metinler oldukça etkileyiciydi.
Yeğeninin yazısından tanıdım Bülent Akyürek’i
Özellikle yeğeni Fatih Başkıran’ın, Bülent Akyürek’in sayfasında kendi ismini koymadan dayısı hakkında yazdığı yazı, benim tanıyamadığım Bülent Akyürek’i tanımama vesile oldu.
Bülent Akyürek’i ölümünden sonra o yazıyla tanıdım, hâlâ o yazının verdiği acıyı hissediyorum içimde.
Fatih Başkıran’dan o yazıyı kullanmak ve kendi adını anmak için izin istedim, izin verdi sağ olsun.
“Bülent Akyürek’e doğduğu ilk yıllarda dünyadaki en nadir genetik hastalıklardan birinin teşhisi konuldu. “Gaucher”
Doktorlar 3 yaşında ölür, 7 yaşına kadar yaşar, 12 yaşını görmeyebilir derken o hastalığını önemsemeden ümit etmeyi bırakmadan, bir hayalin peşinde “yazar” olabilmek için tüm gençliğini okuyarak geçirdi. Ölümle tanışıklığı ezelden…
Yaşamla ölüm arasında ince bir ipte yürüdü ilk gençlik yıllarını.
Kitap, dergi basabilmek için gündelik işlerde çalıştı, kazandığı her kuruşla kendini geliştirmek için kitap alıp okudu.
Felç kaldığı dönemde bile duvara bakmak yerine sadece okudu. Binlerce kitap okudu.
Zira daha 17 yaşında dönemin en ünlü gazeteci yazarlarından birinin yanına gidip ben yazar olmak istiyorum dediğinde, bu kişi ona boş bir sayfa verip, bu duvara bakarak bana “duvar” hakkında bir yazı yaz deyip neticesinde okuduktan sonra “sen sakın yazmayı bırakma, iyi bir yazar olacaksın” demişti.
Felçli kalıp duvara bakmak o yüzden onu ümitsizliğe sevk edemezdi.
Bu hastalığa sahip insanların içinde kemikleri en kötü durumda olan kişilerden biri oldu. Zira bu hastalık ciddi kemik erimesi ve zayıflığı yapıyordu.
Bedenen zayıflığı bu yüzdendi, kemikleri durup dururken bile kırılmaya başlamıştı.
Dizlerimin kırılmasından yoruldum
Son zamanlarda katıldığı kıymetli Bekir Develi’nin programında;
“En acı, en hüzünlü, kederli şey kara görünürken geminin batmasıdır. Ümit edip yıkılmaktan, dizlerimin kırılmasından da yoruldum, ben ÜMİT YORGUNUYUM! ” deyip edebiyatımıza yeni bir kavram daha kazandırırken, dizleri konusunda ise mecaz yapmamıştı, gerçekten dizleri durup dururken kırılıyordu..
Hayatı boyunca hiç ümitsiz olmadı sadece yolun sonuna geldiğini hissetmenin, hatta bilmenin verdiği bir son histi o…
Zaten buna hiç aldırmadan koltuk değnekleri ve meşhur 30 yıllık kahverengi montuyla, tek çeşit kıyafetiyle, kapitalizm düşmanı bir idol olarak ülkenin tüm üniversitelerini gezip konferanslar vererek, otellerde değil öğrenci yurtlarında kalıp, gençlerle sabahlara kadar sohbet ederek sürekli ışık saçmaya, gençlere ümit olmaya çalıştı.
İnternette onunla yurtlarda fotoğraf çektirmiş binlerce kişi bu anılarını çok güzel duygularla paylaştı ve hepsini gözlerimiz dolarak gördük, okuduk.
“Kimseyi yetiştirmediler. Benim kitaplarımı oku yeter dediler” diyerek edebiyat dünyasını da eleştirdi.
Yazarlık atölyesi kurarak ülkeye yeni kalemler yetiştirmeye çabaladı.
Hayatı boyunca sadece ve sadece yazarlık yaptı.
Kitaplarında bazen dünyaya hükmeden bir milletin torunları olarak yorulduğumuzu anlatarak silkelenip, hatalarımızdan ders çıkararak yeniden ayağa kalkmamız gerektiğini vurgulamak için “Yılgın Türkler” dedi.
Bazen Mavi Marmara Risalesi’nde ki gibi siyonistlere açıkça küfrederek onların ölüm listesine alındı. Ülkeden çıkışının hayrına olmayacağı söylendi. Cesur ve mert bir kalemi vardı, gerçeği eğip bükmeden dosdoğru zalimin yüzüne yüzüne vurdu.
Bazen bir gecede roman yazılabileceğini göstererek “Zamanın Efendisi” oldu.
Sonra bir gün helal-haram, günah-sevap ayırt etmeden, kul hakkı yiyerek, çalarak çırparak zengin olanların çakma başarı hikâyelerinin anlatıldığı sözde kişisel gelişim kitaplarının, gençlerimizin zihnini bulandırmaması için “İçinizdeki Öküze Oha Deyin” diyerek milyonun üstünde okunmaya ulaştı.
Zira “Acı çekmeden öğrenilen her cümlenin kanadı vardır, ilk fırsatta uçar” dedi.
Gerçekten inanırsan başarırsın saçmalıkları ile çalışmanın, tevekkülle elinden geleni yapmanın önemini anlatmak yerine sahte motivasyonlar ile yükseğe çıkardıkları insanların çakılacağı anı gördü.
İnsanlar ne kadar yükseğe çıkarsa o kadar yüksekten yere çakılacaktı.
Her şeyi hak ettiğine inandırılmış bu psikolojisi bozulan insanları, ümitsizliğe kapılacak gençleri kim, nasıl toparlayacaktı?
Bunu düşünerek kişisel gelişim sektörüne karşı dünyada ilk kez karşı argümanda kitap yazarak meselenin ve yaşamın özünün, amacının bu olmadığını insanlara anlatmak istedi.
“Güne kazanmak ya da kaybetmek değil helal yada haram olarak başlamalıyız” dedi.
Hiç akıllı telefon kullanmadı
Tıpkı 90’lar dizileri gibiydi. Zaten hiçbir zaman akıllı telefon bile kullanmadı, hep tuşlu telefonda kaldı.
Belki farklı bir bakış açısı kazandırmaya çalıştı.
Her yazarın yapmayı amaçladığı gibi.
Çocukluğundan beri mücadele ettiği bu genetik enzim hastalığı kemik iliğinin düzgün çalışmasını baskılayarak en sonunda lösemi (kan kanseri) olmasına sebep oldu. Yaklaşık 3-4 yıldır bu hastalıkla ve kemoterapi ile mücadele etti.
Kanser tedavisi devam ederken, akciğerlerindeki 10-15 litre su yüzünden nefes alamadığı, oksijene bağlı yaşadığı anlarda bile insanüstü bir çabayla başka kitaplar yazmaya devam etti.
Onlarda yayımlanmayı bekliyor.
25 yılın içine dağıttığı, nakış nakış işlediği “SATILIK ADAM” romanı en büyük projesiydi.
Herkes onu artık roman yazmıyor zannederken o Türkiye’den de bir dünya romanı çıkabilir diyerek hayatı boyunca bu kitapla ilgili çalışmaya devam etti.
Her cümlesi birazdan asılacaksın ve son cümleni söyle denilip o şekilde yazılmıştı, böyle tarif ediyordu.
“Sonra bir daha göremedim onu.
Bazıları yok olurken de var olurlar.
Gerçekten yok olsaydı şimdi onu anlatan bu satırlar var olmayacaktı.
Yokluğun varlıktan önemli olduğu anlar vardır, sınırları sonsuzdur, sonsuzluğun içindeki varlık ise adı anılmayacak kadar küçülür ve yok olur.
Böylece yoklukla varlık kardeş olur, bir olur..
Bir de ölümle yüz yüze gelemeyenler vardır.
Onlar içlerindeki varoluş boşluğunu asla dolduramazlar.
Bu boşluğun utancından olsa gerek ölümün yüzüne bakacak yüzleri kalmamıştır.
Büyük adamlardan büyük boşluklar kalır sonraya, küçük adamların varlığı ise şimdiyi kalabalık eder sadece” demişti Satılık Adam romanında.
Yokluğunun ardından ne demek istediğini daha şimdiden anladık.
Bu romanı Türk edebiyat tarihinde en yüksek çıtalardan biri olması amacıyla yazmıştı.
Yaşarken hastalığının bilinmesini istemedi
Amacına ulaşıp ulaşamayacağını bizlere zaman gösterecektir.
Bu kitabın şifrelerini “Geriye doğru ileri” kitabına gizlemişti.
Hayatını yazarak geçirdi ve son anına kadar yazarak öldü.
Zira son yıllarında konuşacak enerjisi olmadığından, içinde kalan her satırı bizlere ve geleceğe kendinden bir iz olarak son bir gayretle bırakmak istedi.
Enerjisini toplayabildiği, hastalığının küçük ara iyilikler verdiği dönemlerde bazı tv ve internet programlarına katılarak ölmeden önce son eserlerini anlatmaya çalıştı.
Bu 4 yıllık süreçte onu arayan, mesaj atan, ulaşmaya çalışan birçok kişiye cevap veremediği için hakkınızı helal edin.
Yaşarken hastalığının bilinmesini de o istemedi.
Her yazar gibi en büyük dileği ölümünden sonra da olsa bir gün insanların onu okuması ve anlamasıdır.
TRT’de ki son programında ölünce geriye bizden bir kelime kalmalı dedi. İnsanın ömrü biterken insanların onun toplamına verdiği bir kelime vardır, her insan bir kelime olarak gelmek ister dünyaya demişti.
Vefat haberinden sonra okuduğum on binlerce mesajdan sonra ondan geriye çok önemli bir kelime kaldığını gördüm.
Kişiliği, mütevaziliği, kalemi, mertliği, cesareti, iyiliği ve sayısız insanın hayatına dokunması sebebiyle “GÜZEL ADAM”dı.
İnsan gider, söz biter, iz kalır.
İz bıraktı, bugün bir kez daha şahit olduk.
Güzel adamdı, cesur ve mert kalemdi.
Er kişiliğine şahitlik ettik, son vazifemizi yerine getirdik ancak vazifemiz sona ermedi.
Bundan sonra kitapları tüm sevenlerine ve yarenlerine emanet.
Malum “Hayat her zaman bir ömre sığmaz bir kısmı da ölüme taşar…”
Allah varsa günahlarını affetsin, mekanını cennet eylesin, haklarınızı helal edin…”
Teşekkürler yeğen, dayını bize tanıttığın için.
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
İsmail Fatih Ceylan / Diğer yazıları
İsmail Fatih Ceylan yazdı | Mahir İz: “Bana mes’ele getirin mes’ele”
İsmail Fatih Ceylan yazdı | Ülkücülerin unuttuğu yazar: Cavit Ersen
İsmail Fatih Ceylan yazdı: Nurcular 12 Eylül paşalarını nasıl etkiledi?
İsmail Fatih Ceylan yazdı: Nasıl unuturum Ümit Besen’im seni?
İsmail Fatih Ceylan yazdı: Tayyip Erdoğan Necip Fazıl’a benziyor
İsmail Fatih Ceylan yazdı: Olmasaydı derdimiz, söyler miydi Ferdi Abimiz?
Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin
Medyascope'un mobil uygulamasını indirin
Haftanın diğer yazıları
Recep Karagöz yazdı: Türkiye’de İslamcılığın ahlaki siyasal meşruiyet krizi
Müge İplikçi yazdı: Altı yaş ve üzeri için bir yazı
Gürkan Çakıroğlu yazdı: Türkiyelilik ve Kürtçe
Ruşen Çakır yazdı | Mahir Çayan haklıydı: Aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde
Berrin Sönmez yazdı | Gürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’
Burak Karataş yazdı | “Independence Day” ne zaman kutlanacak?
Doğan Göçmen yazdı | Vicdan, cesaret ve karakter gücü
Faik Öcal yazdı | Dünyanın sonundaki adamın Ay’ı ve Ayna’sı
Aslı Tunç yazdı | Judit Polgár: Bir satranç kraliçesinin yaşam öyküsü
Haftanın en popüler içerikleri
Meclis’te yemin töreni sırasında kavga çıktı: Gürlek AKP’li vekillerin arasında yemin etti
Kent uzlaşısı dosyasında tahliye kararları
Temu’dan 30 euro sınırına yeni çözüm: Türkiye’de ithalatçı şirket kurdu
“Hafız vali” olarak bilinen Mustafa Çiftçi kimdir?
Özgür Özel: “Böyle biri adaletin başına geldiyse, iktidarın da sonu gelmiştir”
Trafik Kanununda değişiklik kabul edildi: İşte yeni trafik cezaları
Akın Gürlek X hesabı açtı
Financial Times yazdı: Türk dizileri artan enflasyon baskısı altında, saatlik maliyet 240 bin doların üzerinde
Dört ili birbirine bağlayacak hızlı tren projesi 2028’de tamamlanacak
Gürkan Çakıroğlu yazdı: Öcalan’ın Türkiye’si
Medyascope'un günlük e-bülteni
Editörlerimizin derlediği öngörüler, analizler, Türkiye’yi ve dünyayı şekillendiren haberler, Medyascope’un e-bülteni Andaç‘la her gün mail kutunuzda.
Medyascope'u destekle
© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.
© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.
Kişisel Verilerin Korunması Aydınlatma Metni
İşbu Aydınlatma Metni, Veri Sorumlusu sıfatıyla Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat:G2, Sarıyer/İstanbul adresinde mukim Şirketimiz Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin tanıtımı amacıyla internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği kısmından elde edilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin olup, Şirketimiz tarafından başta 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Şirketimizin kişisel verilerin korunmasına ilişkin politikaları https://medyascope.tv adresinde yer almaktadır.
İşleme; KVKK’nın 3. maddesinde kişisel verilerin kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması işlemleri olarak tanımlanmıştır.
İşlenen Kişisel Verileriniz
İşlenen kişisel verileriniz, E-Bülten Aboneliği aracılığıyla bizimle paylaşmayı tercih ettiğiniz adınız, soyadınız, e-posta adresinizdir.
Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi ve Hukuki Sebebi
Kişisel verileriniz, şirketimiz tarafından sağlanan ürün ve hizmetler kapsamında promosyon, kampanya ve tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği bölümünde e-posta adreslerini bildiren kişilere Şirketimizin ticari olarak faaliyet gösterdiği alanlarda reklam, tanıtım ve bilgilendirme yapmasına ilişkin sözleşmenin kurulması ve ifası, veri sorumlusunun meşru menfaati ve açık rızanız kapsamında işlenmektedir.
Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları
Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından, aşağıdaki belirtilen işleme amaçlarıyla uygun süre zarfında, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında işlenecektir:
İletişim faaliyetlerinin yürütülmesi
Reklam / kampanya / promosyon Süreçlerinin Yürütülmesi
Saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülmesi
Pazarlama analiz çalışmalarının yürütülmesi
Ürün / hizmetlerin pazarlama süreçlerinin yürütülmesi,
Organizasyon ve etkinlik yönetimi
Şirketimizin faaliyet alanlarında reklam, tanıtım ve bilgilendirme hizmeti sağlamak,
Şirketimiz tarafından gönderilen bu e-postalar üzerine gelen talep ve şikayetlerin cevaplanması,
Hukuki bir ihtilafın vuku bulması halinde hukuki işlem yapmak,
Sair tüm yasal yükümlülükler.
Kişisel Verilerin Hangi Amaçlarla Kimlere Aktarılabileceği
Şirketimiz, kişisel verileri “bilme gereği” ve “kullanma gereği” ilkelerine uygun olarak, gerekli veri minimizasyonunu sağlayarak ve gerekli teknik ve idari güvenlik tedbirlerini alarak işlemeye özen göstermektedir ve sadece zorunlu durumlarda üçüncü kişilere aktarmaktadır. Kişisel verileriniz; KVKK’nın 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları çerçevesinde Şirketimiz ilgili birimlerince işlenmekte ve aşağıda yer verilen amaçlarla üçüncü kişilerle paylaşılmaktadır.
İlgili mevzuatı gereği talep halinde idari makamlara, adli makamlara veya ilgili kolluk kuvvetlerine, yetkili idari ve denetleme kurullarına ve/veya diğer yetkili denetleyici kurum ve kuruluşlara aktarılabilecek ve/veya hukuki bir ihtilaf vuku bulması halinde Şirketimizin hukuki menfaatlerinin korunması amacıyla bu mercilerle ve Şirketimiz avukatları ile paylaşılmaktadır.
Ürün ve hizmetlerimizin tanıtımı amacıyla E- Bülten Aboneliği veri işleme altyapısını tedarik ettiğimiz iş ortağımız, bu bildirimlerin yapılması amacıyla hizmet aldığımız ajanslar ve pazarlama analiz şirketleri ile paylaşılmaktadır.
Kişisel verileriniz e-posta altyapısı ve ilgili hizmetlerinden yararlandığımız hizmet sağlayıcılarımızın yurt dışında bulunan veri depolama sistemleri nedeniyle KVKK’nın 9. maddesindeki şartlardan biri olan açık rıza şartı sağlandığı takdirde yurt dışına aktarılabilmektedir.
Kişisel Verilerin Saklama Süresi
Kişisel verilerinizi, sunduğumuz hizmetlerin mahiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla, hizmetlerin sağlandığı süre boyunca ve ardından hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek ve meşru menfaatini temin etmek amaçlarıyla ilgili mevzuata uygun olarak, makul süreler boyunca saklayacaktır.
Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi ve Anonim Hale Getirilmesi
Kişisel verileriniz KVKK’nın 7. maddesi uyarınca işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler re’sen veya kişisel veri sahibinin talebi üzerine tarafımızca silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.
Kişisel Verilerinizin Güvenliği
Bize sağladığınız kişisel verilerin gizliliğini ve güvenliğini korumaya önem veriyoruz. Bu doğrultuda, kişisel verilerinizi yetkisiz erişim, zarar, kayıp veya ifşaya karşı korumak için gerekli teknik ve idari güvenlik önlemleri almaktayız.
Kişisel Veri Sahibi İlgili Kişinin Hakları
Kişisel veri sahibi “İlgili Kişi”, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 11. maddesinde aşağıda yer verilen haklarını ve taleplerini www.eliteworldhotels.com.tr adresinde yer alan Başvuru Formunu usule uygun olarak doldurmak suretiyle bildirebilecektir.
6698 sayılı KVKK’nın 11. Maddesi kapsamında herkes veri sorumlusu sıfatı ile Şirketimize aşağıdaki hususlarda başvurma hakkına sahiptir:
• Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,
• İşlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerinizin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,• Yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,
• KVKK’da öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,• Yukarıda belirtilen düzeltme, silinme ve yok edilme şeklindeki haklarınız uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen kişisel verilerinizin münhasıran otomatik sistemler ile analiz edilmesi sureti ile aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerinizin ilgili mevzuata aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde zararınızın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.
Hak ve Talepleriniz İçin İletişim
Kişisel verilerinizle ilgili sorularınızı ve taleplerinizi, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları hakkında Tebliğ’de belirtilen şartlara uygun düzenlenmiş dilekçeyle aşağıdaki yöntemlerle iletebilirsiniz.
“Şahsen Yazılı Başvuru” yoluna başvuracak İlgili Kişilerin kimliğini tevsik edici belgeleri ibraz etmesi zorunludur. Bu bağlamda Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat: G2, Sarıyer/İstanbul adresine yapacağınız şahsen yazılı başvurularda başvuru formuyla birlikte kimlik fotokopisinin yalnızca ön yüzünün (kan grubu ve din hanesi gözükmeyecek şekilde) ibraz edilmesini rica ederiz.
Başvuru formunun tebligat zarfına veya e-postanın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu İlgili Kişi Talebi” yazılmasını rica ederiz.
Kişisel veri sahipleri olarak, haklarınıza ilişkin taleplerinizi, Medyascope ‘a iletmeniz durumunda Medyascope talebinizi en geç 30 (otuz) gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandıracaktır. Ancak, başvurunuza verilecek yanıtın mevzuat uyarınca bir maliyet gerektirmesi halinde Medyascope tarafından Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tarifedeki ücret talep edilebilecektir.
Ticari Elektronik İleti Gönderimi Hakkında Bilgilendirme
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti; telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri ifade eder.
Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi (“İYS”) üzerinde onayı bulunmayan alıcılara ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla ya da İYS üzerinden alınabilir. İYS üzerinden alınan onaylarda ise olumlu irade beyanı ve elektronik iletişim adresi yer alır. Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir. Alıcının ret bildiriminde bulunması, bildirimin yapıldığı iletişim kanalına ilişkin onayı geçersiz kılar. Alıcı reddetme hakkını İYS üzerinden de kullanabilir.
Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi halinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz.
Tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderilen ticari elektronik iletiler için önceden onay alınması zorunlu değildir. Ancak tacir ve esnafların ilgili mevzuatta yer alan reddetme hakkını kullanması halinde onayları alınmadan ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu kapsamında ileti gönderilmesinden önce tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adresleri hizmet sağlayıcı tarafından İYS’ye kaydedilir ve İYS üzerinden alıcıların ret hakkını kullanıp kullanmadığı kontrol edilir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından vermekte olduğumuz hizmetler kapsamında, Medyascope üzerinden temin edilen bilgileriniz doğrultusunda, onay vermeniz halinde E-posta iletişim aracı kullanarak tarafınıza her türlü bilgilendirme, tanıtım, reklam, ürün teklifleri, promosyonlar, kampanyalar, memnuniyet değerlendirme çalışmaları ve duyuruların iletilmesi amacıyla tarafınızla iletişime geçilebilecektir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti gönderimine dair onay verseniz dahi dilediğiniz zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilirsiniz. Ret bildirimini kolay ve ücretsiz bir şekilde olmak üzere e-posta iletişim kanalı ile verebileceğinizi hatırlatmak isteriz. Reddetme hakkınızı İYS üzerinden de kullanabilirsiniz.