Gürkan Çakıroğlu yazdı: İkbal ve idbar arasında İmamoğlu
Son güncelleme: 27 Mayıs 2026 -
Gürkan Çakıroğlu yazdı: İkbal ve idbar arasında İmamoğlu
27 Mayıs 2026 Çarşamba
İktidara giden yolu, yanlış yerde aramaya devam ediyor İmamoğlu. Tıpkı yanlış kitapları okumaya devam ettiği gibi. Nutuk okuyarak 1925’i idrak edemezsiniz. 1925’i idrak edemezseniz 2017’yi anlayamazsınız. Bunları anlayamadığınız taktirde de Erdoğan’ı aşamazsınız. Ve Erdoğan’ı aşmak değil de ezmekse gayeniz, o vakit ne bu rejime ne de bu iktidara son verebilirsiniz. Vay efendim onlar da 2002’de böyle gelmediler mi? Hayır efendim. Hem böyle gelmediler, hem de şartlar böyle değildi. Onlar size göre hem daha demokrattı, hem de onların iktidara geldiği vakit rejim daha zayıftı. Lakin bunlar bile yetmedi; nihayetinde rejimle baş edemediler ve hikâyenin sonunda onlar da rejime yenildiler, rejim tarafından devşirildiler. Ama yok, hal bu iken; rejimi tahkim edecek okumalar yapmaya devam ediyor İmamoğlu. Sahi, Kazım Karabekir ve arkadaşlarının kim tarafından ve neden içeri atıldığını niçin hiç konuşmuyor İmamoğlu?
Rejimden bahsedip duruyor CHP ve entelijansiya. Rejim değişmişmiş vesaire. Hayır efendim rejim değişmedi. Dün faili olduğunuz rejimin bugün mağdurusun, olan bu. 1925’te kurulan rejim neyse, bugünkü rejim de o; 1982’de reforme, 2017’de de revize edildi, hepsi bu. Yani Atatürk’ün aziz hatırasını incitmeden mevcut rejime eleştirel bir bakış getiremezseniz eğer, bu cendereden çıkış yok. Olanda hayır vardır diyerek CHP’yi aşamazsanız eğer, bu cendereden çıkış yok. Terörsüz Türkiye’ye öncülük etmez ve İmralı’ya vekil gönderemezseniz eğer, bu cendereden çıkış yok. Peki İmamoğlu’nda tüm bunları yapacak ihtida, irade ve idea var mı? Maalesef şimdilik yok. O halde neden mi yazıyorum? Fakirin ekmeği umut da ondan; milyonlarca yurttaş için umut İmamoğlu da ondan. Türkiye hukuk devleti değil. Bu durum yeni değil. Bu düzenin tek mağduru da İmamoğlu değil. Hukukun olmadığı yerde zor oyunu bozar, zorbalık prim yapar. Kuralları Erdoğan koymadı. Yüz yıldır böyle bu. Yargı; yüz yıldır iktidar mücadelesinin yerine göre aracı, yerine göre meydanı. Birileri yapınca helal, birileri yapınca haram olmuyor, olmaz.
Selefiniz İttihat ve Terakki Fırkası da istibdat demişti, geldi iktidara; arattı istibdadı, yıkıma götürdü devleti. Peki baba ocağı dediğiniz yer, kaç partinin ocağına incir ağacı dikti? Bırakın artık CHP de CHP demeyi. Putperestliği bırakın. Bunca zulüm görüyorsunuz, başkalarının gördüğü zulmü hiç mi düşünmüyorsunuz? HEP’ten DEM’e kaç partisi kapatıldı Kürtlerin? Parti kadrolarından zindan görmeyen kaldı mı? Sizden çok daha fazla zulüm gördü onlar. Ama sizin kadar ağıt yakmadılar, sizin kadar ağlamadılar. Peki İslamcılar farklı mı? Refah kapatıldı, Fazilet’te ise kongreyi dahi kazanamadılar. Sizden çok daha güçsüzdüler. Ama sizin kadar bedbin olmadılar, sizin kadar nizah çıkarmadılar. Dürüst olun; siz rejim değişikliği istemiyorsunuz, siz sadece iktidar değişikliği istiyorsunuz. Hukuk devleti ise hayaliniz, bunun için yürek varsa eğer sizde, o halde milleti oyalamayın kişisel heva ve heveslerinizle, kurun partiyi.
Mutlak butlan kararının hukuki değil siyasi
İkbal ve idbar arasında beşik gibi sallanıyor İmamoğlu ve arkadaşları. Parti kurma kararını deklare etmedikleri her gün cepten yiyorlar. Benim köydeki anam sahip çıkıyor onlara. Ama onlar sahip çıkamıyorlar ona. Hiç kimse ahmak değil, herkes olan biteni........
