Açık Oturum (518) | Macaristan ile Türkiye’yi karşılaştırmak doğru mu?

Son güncelleme: 16 Nisan 2026 -

Açık Oturum (518) | Macaristan ile Türkiye’yi karşılaştırmak doğru mu?

16 Nisan 2026 Perşembe

İSTANBUL (Medyascope) – Açık Oturum’un “Macaristan ile Türkiye’yi karşılaştırmak doğru mu?” başlıklı bu bölümünde İlteriş Ergun, Evrim Can İflazoğlu ve Sezin Öney, 16 yıldır  iktidarda olan Orban döneminin sona ermesi ve Peter Magyar’ın iktidara gelmesi ile birlikte, Türkiye ve Macaristan’daki  dinamiklerin benzerliğini ve iki ülke arasındaki farkları Göksel Göksu’ya değerlendirdi.

Macaristan’da gerçekleşen değişim, ideolojik bir kırılma olarak görülmüyor; yalnızca liyakatli kişilerin göreve gelmesi öne çıkıyor.

Türkiye ve Macaristan arasındaki karşılaştırmalar, benzerlikler ve farklılıklar üzerinden yapılmalı; bu, siyasi olayları daha anlaşılır kılar.

İki ülke arasındaki güçlü benzerlikler, rejim yapılarına ve iktidar-muhalefet ilişkilerine dayanıyor.

Macaristan’daki gelişmeler, Türkiye için öğretici bir referans sunuyor.

Macaristan’daki değişim ideolojik mi?

Evrim Can İflazoğlu Macaristan’daki seçim sonuçlarının ardından yaşanan değişimin ideolojik bir kırılma olmadığını belirtti. İflazoğlu, “ Bu değişimi, ideolojik bir değişim, ideolojik bir kırılma olarak görmek bana mümkün görünmüyor. Magyar’ın seçim programını değiştireceğini ifade etmesi ideolojik değişim değil. Sadece sistemin yeniden tahkim edilmesi ve gerekli yerlere iyi insanların, liyakatli insanların getirilmesinden ibaret gibi görünüyor.  Dolayısıyla derin bir değişiklik söz konusu değil. Kamu kaynakları doğru bir şekilde harcanmalı ve bunu idare edecek kişiler liyakatli olmalı. Sadece partiye sadakatinden dolayı kişiler idareye getirilmemeli gibi bir bakış açısı olduğunu söyleyebiliriz Benim gözlemlediğim en büyük değişiklik bu” dedi.

İflazoğlu, seçim gecesinin sokaklarda şenlik gibi kutlandığını ifade etti. Ancak bu coşkuya rağmen toplumun temkinli olduğunu vurgulayan İflazoğlu, “Macarlar oldukça temkinliler, bir değişim olduğunun farkındalar ama genel olarak temkinlilerdi” diye konuştu.

Türkiye–Macaristan karşılaştırması ne kadar doğru?

Her ülke arasında karşılaştırma yapılabileceğini belirten Sezin Öney, karşılaştırmanın nasıl yapıldığına dikkat çekti. Öney konu hakkında şöyle konuştu:

“Siyasi yorum yaparken, eğer yalnızca çıkarınıza uygun bir çerçeve kurmak istiyorsanız, bunu karşılaştırma yapmadan da gerçekleştirebilirsiniz. Oysa ülkeler arasındaki benzerlikler ve farklılıklar, ‘neden’ sorusuna yanıt ararken sebep-sonuç ilişkileri kurmayı mümkün kılar ve siyasi olayları daha sağlıklı açıklamaya yardımcı olur.

Türkiye’de ise oldukça dikkat çekici bir kümelenme ortaya çıktı. İktidar tarafında olanlar, Türkiye ile Macaristan’ın karşılaştırılamayacağını savunarak, ülkede hiçbir şeyin değişmeyeceğini, Türkiye’nin kendine özgü gerçekleri olduğunu ve biricik olduğunu öne sürüyor. Buna karşılık, kendisini muhalif ya da eleştirel olarak konumlandıran bazı kesimler ise oldukça pesimist bir yaklaşım sergileyerek, Türkiye’de artık her şey için çok geç olduğunu, ülkenin otoriterleşmenin dip noktasına ulaştığını ve bu nedenle Macaristan ile kıyaslanamayacağını dile getiriyor.

Bu iki yaklaşım da, meseleyi anlamayı zorlaştıran, kısır bir dünya tahayyülüne işaret ediyor.”

Türkiye ve Macaristan benzer mi, model olabilir mi?

İlteriş Ergun, Türkiye ile Macaristan arasında güçlü benzerlikler olduğunu belirterek, “Türkiye ile Macaristan gerçekten çok benzeyen iki ülke” dedi. Rejim yapısına dikkat çeken Ergun, iki ülkenin de “rekabetçi otoriterlik” kategorisinde değerlendirildiğini ifade eden Ergun, “Sermaye ile devlet arasındaki ilişkilere baktığımızda, Orban’ın 2010 sonrasında sermaye birikiminin tüm süreçlerinde belirleyici hale geldiğini görüyoruz. Türkiye’de de benzer bir sürecin yaşandığını söylemek mümkün. Bu nedenle, rejim ile seçmen pratiği arasında doğrudan bir ilişki olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz; iki ülkenin rejimleri bu açıdan oldukça benzerlik gösteriyor.

Muhalefet ile iktidar arasındaki ilişkilere bakıldığında da benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Her iki ülkede de muhalefet çeşitli krizlerle karşı karşıya. Orban’ın seçim yenilgisinin temel nedenlerinden biri, muhalefetin kendisine meydan okuyamayacağını düşünerek fazla rahat davranmasıydı. Türkiye’de ise muhalefet ciddi bir meşruiyet krizi yaşadı.

Dolayısıyla, iktidar-muhalefet ilişkisi bakımından da iki ülke arasında önemli benzerlikler bulunuyor ve Macaristan’da yaşanan deneyimler Türkiye açısından dikkate değer bir referans sunuyor” dedi. 

Macaristan Seçimleri 2026 Viktor Orban

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin

Medyascope'un mobil uygulamasını indirin

Macaristan’da yeni hükümet mayıs ortası kurulacak, Magyar’ın ilk hedefi “Orbán yanlısı” devlet medyası

Orbán gitti ama Brüksel’de kurduğu ağ yaşamaya devam edecek mi?

Trump, Orbán’ın yenilgisinden endişe duymuyor: “Péter Magyar iyi iş çıkaracak, iyi bir adam”

Göksel Göksu / Diğer içerikleri

Gülistan Doku’nun ablası ve aile avukatı anlatıyor: Failler ailesiyle birlikte gözyaşı mı döktü?

Kurtlar Sofrasında Kadınlar (54) | Gülgûn Feyman anlatıyor: Haber kanalları haber değil, insan yarıştırıyor

Göksel Göksu, Furkan Karabay ve Ali Deniz Çakır Silivri’den aktardı: İBB davasında 20. gün

Açık Oturum (517) | Çözüm süreci buzdolabına mı........

© Medyascope