Bilgehan Uçak yazdı – Bir başka “zoraki diplomat”: Hamdullah Suphi Tanrıöver

Son güncelleme: 11 Nisan 2026 -

Bilgehan Uçak yazdı – Bir başka “zoraki diplomat”: Hamdullah Suphi Tanrıöver

11 Nisan 2026 Cumartesi

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Zoraki Diplomat’ta beş kurucusundan biri olduğu Kadro dergisinin kapatılmasına karar verilmesiyle birlikte kendisini Tiran Büyükelçisi bulduğunu anlatır.

Yakup Kadri’nin Tiran Büyükelçiliği’ne tayin edilişi 1934 sonudur.

Oysa, zoraki şekilde diplomat yapılan ve Türkiye’nin dışında yaşamak zorunda kalan ilk yazar o değildir.

Hamdullah Suphi Tanrıöver de Türk Ocakları’nın kapatılmasının ardından kariyerine büyükelçi olarak devam etmek zorunda kaldı.

Hamdullah Suphi ile başında bulunduğu Türk Ocakları’nı birbirinden ayırmak pek mümkün değildir.

İktidar, Türk Ocakları’nda bir araya gelen gençliğin bir alternatif olabileceğini gördüğünde kapatılmasına karar verdi.

Hamdullah Suphi köklü bir aileden geliyordu, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın özel kalemliğini yapan babası Suphi Paşa, imparatorlukta ise Evkaf, Ticaret ve Maarif Nazırlıkları görevinde bulunmuştu, Mora’da Yunanlılar tarafından şehit edilen büyük dedesi Ahmet Necib Efendi bir Cerrahi şeyhiydi ve Mustafa Reşit Paşa’nın hocası olarak bilinirdi, amcasıysa Türk edebiyatının en bilinen isimlerinden biri olan Samipaşazade Sezai’ydi.

Hamdullah Suphi, genç yaşta Mabeyn Katipliği’ne atanan Halid Ziya’nın yerine Darulfünun’a hoca oldu.

Öğrencileri arasında Reşat Nuri ve İsmail Hakkı Uzunçarşılı gibi gençler vardı.

Döneminin en iyi hatiplerinden biri olarak bilinen Hamdullah Suphi siyasette ilerledi, babası gibi Eğitim Bakanlığı görevi yaptı, CHP’den milletvekili oldu.

Yakup Kadri’ye göre Hamdullah Suphi, Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük ve Balkan çeteciliği atmosferinde yer alan karışık fikirler düzleminde erkenden olgunlaşan aydınlar arasındaydı.

Açıldığı 1912’yi takip eden ve Cumhuriyet’in kuruluşuna giden senelerde, Müslüman bir kadının ilk kez tiyatro sahnesine çıkabildiği Türk Ocakları, gençler arasında revaçta bir kültür merkeziydi.

İnönü zaferinden sonra Mustafa Kemal adına tebrik telgrafını yazan kişiydi, en yakınları arasındaydı.

Mehmet Akif’e Milli Marş bestelemesi için rica eden, Ankara’daki Etnografya Müzesi’nin temellerini atan gene oydu.

Hatıratını yazan Mustafa Baydar’ın aktardığına göre Hamdullah Suphi, 1923 Rum Mübadelesi’ne çok karşı çıkmış, “Paşam yapmayın, yollamayın, bunlar özbeöz Türk’tür” dese de bir sonuç alamamış.

Celal Bayar da seneler sonra, Hamdullah Suphi’ye, Atatürk’ün en büyük üzüntüsünün “Anadolu’daki binlerce Hıristiyan Türk’ü göndermiş olması” olduğunu itiraf etmiş.

Hamdullah Suphi’yi, 1925’te, Tekke ve Zaviyeler’in kapatılmasına karşı çıkarken görüyoruz.

“Paşam bu kanunda vuzuhsuz bir nokta mevcut olduğunu zannediyorum” diyen Hamdullah Suphi eleştirilerini şöyle sürdürdü:

“Hangi türbeler mevzuubahis? İstanbul’da, bizim mahallede Bukağılı Dede Türbesi vardır. Bu zat kimdir, bilmiyorum. Hayatta zavallı insanlara ümit vermiş, teselli vermiş azizlerden midir? Sözleri anlaşılmadığı için kendisine keramet atfedilmiş meczuplardan biri midir? Bunu ne ben biliyorum ne de bilene rastgeldim. Selami Dede, Merkez Efendi, Baba Haydar Türbeleri mi? Yoksa tarihimizi yapan, bize kurtardığınız vatanı bırakan, isimleri milletimizin şereflerini teşkil eden tarihi kimseler mi?”

“Hangi türbeler mevzuubahis? İstanbul’da, bizim mahallede Bukağılı Dede Türbesi vardır. Bu zat kimdir, bilmiyorum. Hayatta zavallı insanlara ümit vermiş, teselli vermiş azizlerden midir? Sözleri anlaşılmadığı için kendisine keramet atfedilmiş meczuplardan biri midir? Bunu ne ben biliyorum ne de bilene rastgeldim. Selami Dede, Merkez Efendi, Baba Haydar Türbeleri mi? Yoksa tarihimizi yapan, bize kurtardığınız vatanı bırakan, isimleri milletimizin şereflerini teşkil eden tarihi kimseler mi?”

Paşa, bu sorusu üzerine, “sert bir bakış ve dik bir sesle” hiçbir istisna olmaksızın bütün türbeler kapatılacağını söylemişse de Hamdullah Suphi’yi ikna edememiş:

“Paşam başta saydıklarımın türbelerini kapatmak değil, bu türbeleri temel taşlarına kadar söktürseniz itiraz etmek benim aklımdan geçmez. Fakat öbürleri bize bir vatan bıraktıkları için size bir vatan kurtarmak imkânını veren tarihimizin, mazimizin sahibi olan büyük insanlar… Onların türbeleri nasıl kapatılır?”

“Paşam başta saydıklarımın türbelerini kapatmak değil, bu türbeleri temel taşlarına kadar söktürseniz itiraz etmek benim aklımdan geçmez. Fakat öbürleri bize bir vatan bıraktıkları için size bir vatan kurtarmak imkânını veren tarihimizin, mazimizin sahibi olan büyük insanlar… Onların türbeleri nasıl kapatılır?”

Mustafa Kemal bu ısrarlı karşı çıkışa çok kızmış, “10 sene bekle bütün türbeleri sana vereceğim” demiş.

Meclis kürsüsünden karşı çıkışı, Hamdullah Suphi’nin arkasındaki Türk Ocakları desteğiyle beraber adeta potansiyel bir yeni parti lideri gibi gözükmesine yol açtı.

Zaten çok da uzun olmayan bir süre sonra Türk Ocakları kapatılıp CHP’ye bağlandı, Hamdullah Suphi’ye de büyükelçi olarak nereye gitmek istediği soruldu.

Aynı şehirde kalan en uzun sefiri

Üç seçenek sunulmuştu: Kahire, Belgrad ve Bükreş.

Eşi Saide Hanım, istiskal anlamına gelen bu zoraki diplomatlığa karşı çıkıp “Ben terzilik yaparım, sen bir gazeteye başmakale yazarsın, geçinir gideriz” dese de “Olmaz Saide, beni burada yaşatmazlar” diyen Hamdullah Suphi, Gagavuz bir azınlığa sahip olduğu için tercihini Bükreş’ten yana kullandı.

Böylece, 1931’de Bükreş Büyükelçisi olarak başladığı görevine tam 13 sene devam ederek Türkiye’nin aynı şehirde en uzun süre kalan sefiri unvanını kazandı.

1930, Serbest Fırka’nın da kurulduğu tarihti ve Türkiye, kapatılan Terakkiperver’den sonra ilk defa muhalefetin de yer aldığı “demokrasiyi” denemeye çalışıyordu.

CHP’nin tek parti rejimine dair eleştirilerini kamuoyuyla paylaşmaktan imtina etmeyen Hamdullah Suphi, devlet eliyle muhalefet partisi yaratılması fikrine de karşıydı.

Serbest Fırka’nın başında Paris Büyükelçiliği’nden ayrılan Fethi [Okyar] Bey vardı.

Bir akşam, Mustafa Kemal Paşa, Fethi Bey’in de yer aldığı Çankaya’daki kalabalık sofrada, yanında oturan Hamdullah Suphi’ye yeni bir parti kurma aşamasında olan Fethi Bey’in partisine geçmesini teklif eder.

Hamdullah Suphi, asla geçmeyeceğini söyleyince aralarında bir tartışma başgösterir:

“Hiçbir zaman emirle muhalefet partisi kurulmaz. Memlekette muhalefet vardır, imkan veriniz, cesaret veriniz. Muhalefet kendi kendine çıksın meydana, o zaman düşünürüm.”

“Hiçbir zaman emirle muhalefet partisi kurulmaz. Memlekette muhalefet vardır, imkan veriniz, cesaret veriniz. Muhalefet kendi kendine çıksın meydana, o zaman düşünürüm.”

Hamdullah Suphi’nin CHP’nin önde gelen isimlerinden biriyken 1923 Mübadelesi, 1925 Tekke-Zaviyeler’in kapatılması ya da 1930 Serbest Fırka’nın kuruluşu gibi çeşitli konularda sesini yükseltmesi aslında şaşırılacak bir şey değildi. Çünkü, Abdülhamid döneminde, padişahın irade-i seniyesi ile Galatasaray’da parasız okurken de “kızıl sultan” diyerek doğrudan onu hedef alan bir şiir okumakta tereddüt etmemişti.

Türkiye’den uzaklaşmasıyla birlikte iktidar için artık bir tehdit anlamına gelmediği ortadaydı, Mustafa Kemal’le ilişkileri yeniden düzelmişti.

Hamdullah Suphi, 1934’te, kanun çıktığında “Kocamemi” soyadını almak istediğini ama bizzat Atatürk’ün kendisine adının öz Türkçe karşılığı olan “Tanrıöver”i uygun gördüğünü anlatıyor.

Bu arada, soyadı, Türkiye’de ilk defa Türk Ocakları’nda kullanılmıştı ve Hamdullah Suphi’ninki Özkul’du -İsmet İnönü’nün Ocak’taki soyadı ise İnan.

Türk Ocakları 18 senelik aranın ardından 1949’da yeniden açılacak, Hamdullah Suphi de 1950’de Demokrat Parti’den milletvekili seçilecektir.

İki savaş arasında Bükreş’e Büyükelçi tayin edilen Hamdullah Suphi, hayli çalkantılı Romanya siyasetini çok yakından izledi ve İkinci Dünya Savaşı’nın neredeyse sonuna kadar üstlendiği görevinde bazı kritik öngörülerde bulundu.

Kral ve Kraliçe’nin yakın dostu olarak bazı imtiyazları vardı, sevilen bir insandı, Bükreş Üniversitesi kendisine “fahri doktora” vermişti, yine Bükreş’te, geldikten dört sene sonra, içinde 2 bin 614 askerin yattığı bir şehitlik yaptırmıştı.

Bükreş’i tercih etmesinin temel sebebi olan Gagavuzları “anavatana” getirmek, en önemli gördüğü projelerden biriydi. Bu vesileyle Türkiye’ye gelen Gagavuzlar da oldu ama İkinci Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla birlikte bu projesi akamete uğradı.

Tanrıöver’in Gagavuzları “anavatana” getirme isteğinin altında 1923’te Yunanistan’a gidenlerin yerini kapatmak da yatıyordu.

Romanya’da 800, Bulgaristan’da 600, Yugoslavya’da ise kabaca 400 bin Türk yaşıyordu.

Balkan Savaşı hezimetinden sonra Türklerin ne büyük katliamlara uğrayarak her şeylerini geride bırakıp yollara düştüklerine dair hatıralar da hâlâ tazeydi. 

Şayet bu insanlar mallarıyla -yani, arabaları, atları, koyunları, ziraat âletleri ve belki bir miktar da sermayeleriyle- birlikte Türkiye’ye gelirlerse, ülkenin kalkınmasına da yardımcı olacakları şüphesizdi.

Bu talep Romanya ve Bulgaristan gibi kendi ulus-devletlerini kurmaya çalışan ülkelerin işine geliyordu.

Azınlıkların sorun görüldüğü bir dönemde onlardan bu yolla “kurtulmak” en düşük maliyetli çözümdü.

Dışişleri’ndeki ilk yurtdışı görevinde Bükreş Büyükelçiliği’ne tayin olan Zeki Kuneralp de hatıratında maiyetinde çalıştığı Hamdullah Suphi’nin Gagavuzlara çok düşkün olduğunu söyledikten sonra kançılarya erkânının kendisine “Gagavuz Metropoliti” dediğini yazıyor.

Hamdullah Suphi’yi tanıyan herkes hitabetinin gücüne değinmeden geçemiyor.

Fakat bu hitabet gücü, büyükelçilik döneminde bazı sorunlara da yol açmış.

Merkez’e göndereceği raporları birer nutuk gibi gereğinden uzun olması hem şifreleme süresini uzatıyor hem de maliyetleri yükseltiyordu.

Maiyetindeki personel çözümü Hamdullah Suphi’nin raporlarını uygun gördüğü şekilde kısaltmakta bulmuştu.

Gelgelelim, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Merkez’e gittiğinde son gönderdiği raporları görmek istediği için, gideceğine yakın, bu yöntemden vazgeçiliyor ve raporların tamamı şifrelenip gönderiliyordu.

Hamdullah Suphi Tanrıöver, Bükreş Büyükelçiliği döneminde hayli sevilmiş, saygı görmüş, farklı kesimlerle arkadaşlıklar kurmuş, Gagavuzların durumuyla çok yakından ilgilenmiş, bugün dahi kullanılan tarihi sefaret binasının satın alınmasını sağlamış, İkinci Dünya Savaşı’nın çalkantılı günlerinde adeta bir istihbaratçı gibi görev yapmış.

Bu başarıları sayesinde de Türkiye’nin aynı şehirde en uzun süreki Büyükelçilik yapan ismi olmuş.

Gene de, kendi istediği o büyük hedeflerine ulaştığını söylemek zor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin

Medyascope'un mobil uygulamasını indirin

Tarık Çelenk ile Sağduyu (99) – Taha Akyol anlatıyor: Osmanlı ve Cumhuriyet reformları entelektüel yetiştirebildi mi?

Cevat Düşün yazdı: Laiklik ne değildir?

Burak Karataş yazdı: Araf

Gamze Elvan / Diğer içerikleri

Açık Radyo davası Danıştay’a taşındı: “Sessizce, bu ‘apaçık’ haksızlığı dile getirme uğraşındayız”

Sevilay Çelenk ile söyleşi – 10 yıldır bitmeyen hukuksuzluk: Barış Akademisyenleri işlerine dönmeyi bekliyor

Sevda Alankuş & Sevgi Artuç Kutlu ile söyleşi – Şiddet, ekonomi, ayrımcılık: İzmir’de kadın olmak

Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu ile Siyasetname (72): Dünyada çözüm süreçleri nasıl ilerledi? Türkiye’deki süreç nereye gidiyor?

Refah için Hukuk (65): Patent haydutluğu mu türedi? 

Tüm yönleriyle 11. Yargı Paketi taslağı: LGBTİ+’ları ne bekliyor?

Haftanın en popüler içerikleri

Gökhan Bacık yazdı: Türkçe “kutsal” dini metinler

Diyarbakır’da 20 TL’ye aldığı biberi 250 TL’ye satan zincir market şubesi ortaya çıktı

İsmail Fatih Ceylan yazdı: Fethullah Gülen ABD’ye giderken

Ruşen Çakır yorumladı: Yılmaz Özdil olayı bize neler söylüyor?

Masonlara kayyum atandı

Ünlülere uyuşturucu soruşturması: Burak Deniz, Emir Can İğrek, Elif Büşra Pekin, Ogün Alibaş ve Enes Güler adliyeye sevk edildi

Ruşen Çakır yorumladı: Ekrem İmamoğlu’nun karnesi

Üsküdar Belediyesi’ne operasyon: Servis edilen görüntüye dair yeni bilgi

Yılmaz Özdil Sözcü TV’den istifa etti

Onur Yaser Can davasında karar: Dört polise 6 yıl hapis cezası

Medyascope'un günlük e-bülteni

Editörlerimizin derlediği öngörüler, analizler, Türkiye’yi ve dünyayı şekillendiren haberler, Medyascope’un e-bülteni Andaç‘la her gün mail kutunuzda.

Medyascope'u destekle

© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.

© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.

Kişisel Verilerin Korunması Aydınlatma Metni

İşbu Aydınlatma Metni, Veri Sorumlusu sıfatıyla Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat:G2, Sarıyer/İstanbul adresinde mukim Şirketimiz Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin tanıtımı amacıyla internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği kısmından elde edilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin olup, Şirketimiz tarafından başta 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Şirketimizin kişisel verilerin korunmasına ilişkin politikaları https://medyascope.tv adresinde yer almaktadır.

İşleme; KVKK’nın 3. maddesinde kişisel verilerin kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması işlemleri olarak tanımlanmıştır.

İşlenen Kişisel Verileriniz

İşlenen kişisel verileriniz, E-Bülten Aboneliği aracılığıyla bizimle paylaşmayı tercih ettiğiniz adınız, soyadınız, e-posta adresinizdir.

Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, şirketimiz tarafından sağlanan ürün ve hizmetler kapsamında promosyon, kampanya ve tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği bölümünde e-posta adreslerini bildiren kişilere Şirketimizin ticari olarak faaliyet gösterdiği alanlarda reklam, tanıtım ve bilgilendirme yapmasına ilişkin sözleşmenin kurulması ve ifası, veri sorumlusunun meşru menfaati ve açık rızanız kapsamında işlenmektedir.

Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları

Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından, aşağıdaki belirtilen işleme amaçlarıyla uygun süre zarfında, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında işlenecektir:

İletişim faaliyetlerinin yürütülmesi

Reklam / kampanya / promosyon Süreçlerinin Yürütülmesi

Saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülmesi

Pazarlama analiz çalışmalarının yürütülmesi

Ürün / hizmetlerin pazarlama süreçlerinin yürütülmesi,

Organizasyon ve etkinlik yönetimi

Şirketimizin faaliyet alanlarında reklam, tanıtım ve bilgilendirme hizmeti sağlamak,

Şirketimiz tarafından gönderilen bu e-postalar üzerine gelen talep ve şikayetlerin cevaplanması,

Hukuki bir ihtilafın vuku bulması halinde hukuki işlem yapmak,

Sair tüm yasal yükümlülükler.

Kişisel Verilerin Hangi Amaçlarla Kimlere Aktarılabileceği

Şirketimiz, kişisel verileri “bilme gereği” ve “kullanma gereği” ilkelerine uygun olarak, gerekli veri minimizasyonunu sağlayarak ve gerekli teknik ve idari güvenlik tedbirlerini alarak işlemeye özen göstermektedir ve sadece zorunlu durumlarda üçüncü kişilere aktarmaktadır. Kişisel verileriniz; KVKK’nın 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları çerçevesinde Şirketimiz ilgili birimlerince işlenmekte ve aşağıda yer verilen amaçlarla üçüncü kişilerle paylaşılmaktadır.

İlgili mevzuatı gereği talep halinde idari makamlara, adli makamlara veya ilgili kolluk kuvvetlerine, yetkili idari ve denetleme kurullarına ve/veya diğer yetkili denetleyici kurum ve kuruluşlara aktarılabilecek ve/veya hukuki bir ihtilaf vuku bulması halinde Şirketimizin hukuki menfaatlerinin korunması amacıyla bu mercilerle ve Şirketimiz avukatları ile paylaşılmaktadır.

Ürün ve hizmetlerimizin tanıtımı amacıyla E- Bülten Aboneliği veri işleme altyapısını tedarik ettiğimiz iş ortağımız, bu bildirimlerin yapılması amacıyla hizmet aldığımız ajanslar ve pazarlama analiz şirketleri ile paylaşılmaktadır.

Kişisel verileriniz e-posta altyapısı ve ilgili hizmetlerinden yararlandığımız hizmet sağlayıcılarımızın yurt dışında bulunan veri depolama sistemleri nedeniyle KVKK’nın 9. maddesindeki şartlardan biri olan açık rıza şartı sağlandığı takdirde yurt dışına aktarılabilmektedir.

Kişisel Verilerin Saklama Süresi

Kişisel verilerinizi, sunduğumuz hizmetlerin mahiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla, hizmetlerin sağlandığı süre boyunca ve ardından hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek ve meşru menfaatini temin etmek amaçlarıyla ilgili mevzuata uygun olarak, makul süreler boyunca saklayacaktır.

Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi ve Anonim Hale Getirilmesi

Kişisel verileriniz KVKK’nın 7. maddesi uyarınca işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler re’sen veya kişisel veri sahibinin talebi üzerine tarafımızca silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.

Kişisel Verilerinizin Güvenliği

Bize sağladığınız kişisel verilerin gizliliğini ve güvenliğini korumaya önem veriyoruz. Bu doğrultuda, kişisel verilerinizi yetkisiz erişim, zarar, kayıp veya ifşaya karşı korumak için gerekli teknik ve idari güvenlik önlemleri almaktayız.

Kişisel Veri Sahibi İlgili Kişinin Hakları

Kişisel veri sahibi “İlgili Kişi”, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 11. maddesinde aşağıda yer verilen haklarını ve taleplerini www.eliteworldhotels.com.tr adresinde yer alan Başvuru Formunu usule uygun olarak doldurmak suretiyle bildirebilecektir.

6698 sayılı KVKK’nın 11. Maddesi kapsamında herkes veri sorumlusu sıfatı ile Şirketimize aşağıdaki hususlarda başvurma hakkına sahiptir:

• Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,

• İşlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,

• Kişisel verilerinizin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,• Yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,

• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,

• KVKK’da öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,• Yukarıda belirtilen düzeltme, silinme ve yok edilme şeklindeki haklarınız uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,

• İşlenen kişisel verilerinizin münhasıran otomatik sistemler ile analiz edilmesi sureti ile aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,

• Kişisel verilerinizin ilgili mevzuata aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde zararınızın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.

Hak ve Talepleriniz İçin İletişim

Kişisel verilerinizle ilgili sorularınızı ve taleplerinizi, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları hakkında Tebliğ’de belirtilen şartlara uygun düzenlenmiş dilekçeyle aşağıdaki yöntemlerle iletebilirsiniz.

“Şahsen Yazılı Başvuru” yoluna başvuracak İlgili Kişilerin kimliğini tevsik edici belgeleri ibraz etmesi zorunludur. Bu bağlamda Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat: G2, Sarıyer/İstanbul adresine yapacağınız şahsen yazılı başvurularda başvuru formuyla birlikte kimlik fotokopisinin yalnızca ön yüzünün (kan grubu ve din hanesi gözükmeyecek şekilde) ibraz edilmesini rica ederiz.

Başvuru formunun tebligat zarfına veya e-postanın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu İlgili Kişi Talebi” yazılmasını rica ederiz.

Kişisel veri sahipleri olarak, haklarınıza ilişkin taleplerinizi, Medyascope ‘a iletmeniz durumunda Medyascope talebinizi en geç 30 (otuz) gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandıracaktır. Ancak, başvurunuza verilecek yanıtın mevzuat uyarınca bir maliyet gerektirmesi halinde Medyascope tarafından Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tarifedeki ücret talep edilebilecektir.

Ticari Elektronik İleti Gönderimi Hakkında Bilgilendirme

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti; telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri ifade eder.

Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi (“İYS”) üzerinde onayı bulunmayan alıcılara ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla ya da İYS üzerinden alınabilir. İYS üzerinden alınan onaylarda ise olumlu irade beyanı ve elektronik iletişim adresi yer alır. Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir. Alıcının ret bildiriminde bulunması, bildirimin yapıldığı iletişim kanalına ilişkin onayı geçersiz kılar. Alıcı reddetme hakkını İYS üzerinden de kullanabilir.

Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi halinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz.

Tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderilen ticari elektronik iletiler için önceden onay alınması zorunlu değildir. Ancak tacir ve esnafların ilgili mevzuatta yer alan reddetme hakkını kullanması halinde onayları alınmadan ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu kapsamında ileti gönderilmesinden önce tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adresleri hizmet sağlayıcı tarafından İYS’ye kaydedilir ve İYS üzerinden alıcıların ret hakkını kullanıp kullanmadığı kontrol edilir.

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından vermekte olduğumuz hizmetler kapsamında, Medyascope üzerinden temin edilen bilgileriniz doğrultusunda, onay vermeniz halinde E-posta iletişim aracı kullanarak tarafınıza her türlü bilgilendirme, tanıtım, reklam, ürün teklifleri, promosyonlar, kampanyalar, memnuniyet değerlendirme çalışmaları ve duyuruların iletilmesi amacıyla tarafınızla iletişime geçilebilecektir.

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti gönderimine dair onay verseniz dahi dilediğiniz zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilirsiniz. Ret bildirimini kolay ve ücretsiz bir şekilde olmak üzere e-posta iletişim kanalı ile verebileceğinizi hatırlatmak isteriz. Reddetme hakkınızı İYS üzerinden de kullanabilirsiniz.


© Medyascope