menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Elif Gökçe Aras yazdı: Muhalif seçmenin temsiliyet sorunu

29 4
12.01.2025

Bu haftanın yazısını Kürt meselesinde olan biteni çözümlemeye çalışmaya ayırmayacağım. İki paragraf yazıp asıl gündemime geçeceğim.

Tülay Hatimoğulları’nın Gazze açıklaması da, Sırrı Süreyya Önder’in “Şu an çözersek iki tarafla çözeceğiz eğer bu fırsatı da kaçırırsak 72 taraf bu işe müdahil olacak” cümlesi de, Ahmet Türk’ün “Biz kardeştik, son 100 yılda ilişkimiz bozuldu” cümlesi de çözüme değil, çözümsüzlüğe hizmet ediyor.

Hâlbuki CHP ile DEM Parti bir uyum yakalamıştı ve Kürt meselesinin çözümü için sabırla CHP iktidarını bekliyordum şahsen. Yani kayyum politikasıyla bölgeyi kuşatan biri aynı zamanda nasıl çözümün anahtarı olabilir, komedi… Nasıl oldu da şu an çözüldü, çözüldü, çözülmedi, yandık aşamasına geldik? AKMHP’nin çözmek için değil, sonsuza dek çözümsüz bırakmak için Kürt meselesini yeniden gündeme getirdiğini daha önce birkaç defa yazmıştım. Belki size çılgınca gelecek ama bir taşla en az 3 kuş vurmakta oldukça mahir olan Erdoğan’ın bu süreci aynı zamanda MHP’yi bitirme planı olarak icat ettiğini düşünüyorum. Ama şimdi benim asıl derdim başka ve AKP’nin çadır tiyatrosuyla asıl derdimi anlatmak için yerim dar. Bu konuyu önümüzdeki hafta açacağım.

Ne iktidar, ne ana muhalefet lideri bu ülkede yaşamıyor gibi. Erdoğan en büyük sorunlarımızdan biri ekonomi değilmiş gibi Suriye politikası ve “çözüm süreci olmayan” Kürt meselesiyle meşgul olurken, Özgür Özel de bitmeyen 23 Nisan kutlamalarında bir gün borazan çalıyor, bir gün kaşar kesiyor, bir gün haşmetli hökümetimize kırmızı kart çıkarıyor. Canım ya, nasıl da neşeli bu boş işlerle meşgul olurken.

İktidar seçmeni; Suriye savaşı bittiği halde gitmeye niyeti olmayan Suriyeliler, asgari ihtiyaçlarına yetmeyen asgari ücret ve güçlü devletlerinin zaten yıllar önce ayakkabı numaralarına kadar bildiği terör örgütünü lağvetmeye çalışmasıyla ambale olmuş durumda. Muhalif seçmen; garibim, görülmemeye, duyulmamaya alışmış artık. Başına her ne gelirse içine ata ata kara deliğe dönmüş durumda. Ülkemizin en büyük seçmen kitlesi kararsızlar ise Devlet Bahçeli’nin Öcalan daveti ile muhalefetin kırmızı kartı arasında başını iki elinin arasına almış, bir öne bir arkaya salınarak “delirmeyeceğim, delirmeyeceğim” diye yeminler ediyor.

Ah, muhalefet gerçekten muhalefet edebilse elin eşeğini türkü çığırarak arayan iktidara dünyayı dar eder ama işte ana muhalefet lideri 23 Nisan çocuğu gibi hareket edince, iktidara da bizlerle alay etmek düşüyor. İktidar alay ediyor, trolleri kudurtuyor falan, baya eğleniyorlar bizimle.

Çok açıktır ki, bu ülkede ciddi bir temsiliyet sorunu var. Başta muhalif seçmen olmak üzere kararsızlar hatta iktidar seçmeninin dahi ciddi bir temsiliyet sorunu var. Yakın zamana kadar yalnızca muhalif seçmenin temsiliyet sorunu olduğunu düşünüyordum. İktidarın kendi seçmenini en sert şekilde temsil ettiğini, muhalif seçmeni kimsenin layığıyla temsil etmediğini düşünüyordum. Ancak iktidar seçmeni de bizimle........

© Medyascope