Doğu Ergil yazdı: Trump neden Venezuela’da yönetimi devirmek istiyor? |
Venezuela, ABD dış politikasında sıradan bir Latin Amerika ülkesi değil. Enerji kaynakları, ideolojik meydan okuma ve küresel güç rekabetinin kesiştiği bir fay hattında yer alıyor. Donald Trump döneminde Venezuela’ya yönelik sert söylem, ağır yaptırımlar ve zaman zaman dile getirilen askerî müdahale tehditleri, genellikle “demokrasi” ve “insan hakları” gerekçeleriyle meşrulaştırıldı. Ancak bu söylemin ardında çok daha derin ve yapısal çıkarlar bulunmaktadır. Washington açısından temel sorun, Caracas’taki rejimin otoriterliği değil; bu rejimin küresel sisteme itaat etmeme kapasitesidir. Küresel sistemin “ağabeyi” de ABD.
Venezuela’nın dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip olması, ülkeyi doğal olarak ABD’nin ilgi alanına sokmaktadır. Ne var ki mesele yalnızca petrol değildir; petrolün kimin kontrolünde olduğu ve hangi siyasal proje için kullanıldığıdır.
Hugo Chávez’le başlayan ve Nicolás Maduro’yla devam eden Bolivarcı (bağımsızlıkçı) çizgi, petrol gelirlerini millîleştirerek ABD merkezli enerji şirketlerini ve finans çevrelerini sistemin dışına itti. Bu hamle, Venezuela’yı yalnızca ekonomik değil, ideolojik bir tehdit hâline getirdi. Trump yönetimi için Venezuela, “kötü yönetilen bir ülke”den çok, kontrol altına alınamayan bir asi devletti.
Trump’ın Venezuela’ya yönelik agresif tutumu, ABD iç siyasetiyle de yakından bağlantılıydı. Florida’daki Kübalı ve Venezuelalı göçmenler, Cumhuriyetçi Parti için kritik bir seçmen kitlesi oluşturuyor. “Sosyalizme karşı sert........