Berrin Sönmez yazdı: Göçmen kuşların uzun yol uçuş stratejisi

Ülkenin gidişatı, iktidarın bazı uygulamalarda politika değişikliği yapması nedeniyle yeni bir faza geçtiğimiz izlenimi veriyor. Örneğin 11. Yargı Paketi’nin kamuoyu lansmanında yöntem değişti. Fatih Altaylı’ya verilen ceza da politika değişiminin somut örneklerinden birisi ve yargı paketiyle ilişkili. Komisyonun Öcalan ziyaretine dair saray dilinde öznesiz cümleler öne çıkarken AKP dilinde özne “İmralı’daki hükümlü” oldu.

Yasa yapım süreçlerine ilişkin antidemokratik yöntemler bir saray klasiği olarak ezberlenmişti. Özellikle kadın hareketi iktidarın yasama politikasının deşifre etmiş bir yapı olarak siyaseti uyarma işlevine sahip. Ancak siyaset hâlâ demokratik, kurallı bir siyaset arenasındaymış gibi yasa hazırlıklarını Meclis’e geldikten sonra inceleme ve karşı politika üretme alışkanlığından kurtulamadı ne yazık ki. 11. Yargı paketi hakkında da aynı sözleri duyduk. Önce basına servis edildi taslak. Ve yeni bir yöntemle AKP’li Güler, basın toplantısıyla önden takdim etti. Tuhaf şey değil mi bu yeni yöntem? Ve en tuhafı da açıklaması bittiğinde kullandığı “yeni kanununuz hayırlı olsun” sözleri. Meclise sunulan şey yasa taslağı, komisyondan genel kurula indiğinde yasa teklifi olur. Ancak Genel Kurul’da kabul edilirse yeni kanun denilebilir. Belki de Güler, kadın hareketinin yıllar süren çabasına rağmen partilerin yöntemi anlamadığını görerek kafalarına çiviyle çakar gibi sert sözlerle yaptığı sunumu “kanun” olarak isimlendirmiştir. Şimdi bu aşamada değiştiğini gördüğümüz eski yöntemle mücadelenin gereği taslak meclise gelmeden önce durdurmaktı. Şimdi ise saraydan çıkıp AKP grubuna geldiğinde kanun oluyor. Yasaya uymayanlar yasa yapamaz demeye devam etmek zorundayız. Ancak partiler politika değiştirmeli. Bu taslak Çarşamba günü 14.30 itibariyle Adalet Komisyonu’nda görüşülecek, gelen haberlere göre. Hem komisyon hem genel kurul aşamalarında muhalefet partilerinin 11. Yargı paketine meşruiyet sorgusu yolunu açması gerekiyor. Meclise gelmesini engellemek için en ufak adım atmayan siyasi muhalefet, iç tüzük maddeleri arasında böyle bir meşruiyet sorgusunun yolunu bulmak ve uygulamak için harekete geçer mi, yakında göreceğiz. Oylamaya katılmamak, AKP/MHP vekillerinden bazılarını gelen taslağın meşruiyet sorunu olduğuna ikna etmeleri gerekiyor. Zor işler evet. Ancak otokrasinin geçtiği bu yeni fazda Meclis içi mücadelenin kolay olmasını da kimse beklemesin. Bu taslağı geri çektirmek için olanca imkânlarını kullansınlar. Toplum vakti gelince hakkı teslim eder. Üstelik AKP’nin ve sarayın vekillerinde rıza üretemediğini görerek yöntem değiştirip, basın açıklaması yoluyla emr-i vaki yapmayı seçmiş olması da ihtimal dâhilinde. Siyasi muhalefet bu ihtimali yabana atmamalı.

11. Yargı Paketi 38 maddeden oluşuyor:

İlk madde icra-iflas kanunu, 2. madde haciz işlemleriyle ilişkili. M.3 ve m.10 dahil olmak üzere avukatlık meslek kanununda yer alan disiplin cezaları ve sair değişiklikleri içeriyor. M.11 ise iktidarın pek önemsediği Kamu İhale Kanunu’na ilişkin artık 100 bilmem kaçıncı değişiklik hakkında. M.12-13 adli yargı ve dolandırıcılık hakkında. M.14-21 farklı TCK değişikliklerine dair. 22. madde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’na etlenen yeni bir madde. Bilişim suçları nedeniyle menfaat elde etme, hesabın askıya alınması ve el koyma usulüyle ilgili. M.23-26 yine aynı kanunda hakaret ve uzlaşma üzerine. En çok merak edilen değişikliklerden birisi 27. maddede yer alıyor. İnfaz kanunda yapılan değişikle daha önce eklenen geçici 9. maddede yapılan açık ceza evine geçiş sürelerine dair. Adli suçlarda, Abdullah Güler’in bir soru üzerine belirttiği gibi, hiçbir ayrım ve suç tanımı yapılmadan, hükmü kesinleşenin doğrudan yararlanacağı infaz indirimi adı altında, bundan sonra yeni bir yasa çıkarma gereği olmayacak şekilde........

© Medyascope