Berrin Sönmez yazdı: “Anne, babam seni yine dövecek mi?” |
Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanmamış; resmi metinlerde kavramın kullanılması yasaklanmış; halkın ve medyanın, sivil toplumun toplumsal cinsiyet kavramını kullanmasını engellemek için yasa hazırlanmaya girişilmiş ülkeyiz. Ve bu ülkede bir kız çocuğunun korku dolu sorusunu başlığa çekmemi gerektiren olayı yazacağım. Cinsiyete dayalı şiddet cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanır. Bu şiddeti önlemenin yolu ancak toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayacak politikalarla açılabilir. Feminist mücadelenin kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda hükümetleri görevini yerine getirmeye zorlaması sayesinde devrim niteliğinde düzenlemeler yapılmıştı. Ne yazık ki kısa sürede bir karşı devrim gelişmeye ve otoriter yönetimler tarafından desteklenmeye başladı. Ataerkinin kendisini günün koşullarına uyumlu biçimde yeniden inşa etmesi anlamına gelen eril restorasyon süreci, hükümetlerin cinsiyete dayalı şiddetle mücadele yönündeki siyasi iradesini aşındırdı, körelmesine yol açtı. Kolluk ve yargının öteden beri uygulama isteksizliği bilinen şiddetle mücadele yasalarına duyarsız, fail korumacı tutumunu güçlendirdi.
Failin cinsiyetine odaklı bir korumacılıktan bahsediyoruz elbette. Haber dilinin de kolluk ve yargı tutumunu destekleyecek şekilde kurulması, eşitsizliği pekiştirip, sürdürülebilir kılıyor. Örneğin fail erkek ise cinayet cinnet sıfatıyla haberleştiriliyor. Fakat kadın gördüğü şiddet karşısında öz savunma ile yaralama veya öldürme eylemi gerçekleştirmişse bu durum vahşet olarak manşetlere taşınıyor. Fail erkek için cinnet, fail kadın için vahşet tanımları da elbette eşitsiz cinsiyet kalıp yargılarının hem sonucu hem de kullanılan dil ile pekiştirmek yönünden eşitsizliğin sebebi.
7 Kasım tarihli haberlerde yine vahşet sıfatı başlıktaydı. 25 yıllık evlilik yaşamında Zeynep G’nin yaşadığı ağır şiddete tanıklığını açıklayan bir sosyal medye kullanıcısının paylaşımı şöyle:
“20-25 yıllık komşularıyız. Ve inanın kadın bu zamana kadar çok bile dayandı. Kaburga kırıkları olsun, mosmor gözler olsun, küfür ve hakaretler hiç bitmezdi. Boşanmaya kalktı tehdit edilip dövüldü. Küçük kızları babası her eve geldiğinde babam yine seni dövecek mi Diye korkuyla annesine soruyordu. O küçük kızı deli etmişti bu adam. Dışarıya karşı elbette iyiydi ama evde yapmadığı şey yoktu. Hastanede 17 tane darp raporu var. Farklı zamanlarda. En sonunda da sen beni sevmiyorsun bende seni gel boşanalım deyince tekrar dövüyor.” Ölen erkek Sinan G’nin akrabası olduğunu da belirten sosyal medya kullanıcısı 6284 sayılı şiddetle mücadele yasasına göre bildirim yükümlülüğünü hatırlattığımda........