We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Aydın Selcen yazdı: Demirtaş’ın mektubu 21 Mayıs öncesine denk geldi

44 42 11
15.05.2022

Küresel gelişmelere ve dönüp kendi durumumuza bakıldığında, yüzyılın ortalarına doğruyu da ufuk çizgisi alırsak, ülkemizin küme düşme sakıncasının çok ciddileştiği belirtilmeli. Bunun kaçınılmaz bir kader olmadığı da öyle. Ne yaparsan boş göklerden gelen bir karar filan yok. Nasıl yerkürenin yaşanılamaz bir gezegene dönüşmemesi insanın elindeyse, Türkiye’nin de her yönüyle çorak ve kurak, yaşanılamaz ve sıradan bir toprak parçasına dönüşmemesi bizlerin, yutttaşların elinde. Salt dış politka açısından bugünlük çözüm yahut seçenek diye önümüze konulanın, ki onda da “liyakat” dışında pek elle tutulur bir önerme yok, o da eğer tutarsa ancak “asansör takım” kimliğine bürünmeyi veya lige güç belâ tutunmayı sağlayabileceğini de korkarım çekinmeden belirtmek gerek.

Güzel bir betimleme, dış politikada doğal patikaya dönmek. Öyle de o “doğal” olduğu varsayılan patika, kendi de esasen belki en az 1808’den 1920’ye, 23’e evrilen ama sonunda bir kopuş hamlesiyle taçlanan bir olağandışılığa dayanıyor. Kimlik ve yönelimde güncel kafa karışıkılığına bakarken, kuruluştaki olağandışı vizyonun görkemini yadsıyamayız. “Şimdi fazla da şey etmemek lazım”, “hassasiyetlerimiz-değerlerimiz” kafasına eğilinse, ne saltanat gider ne laiklik gelirdi. Hatta ne halk şûraları kurulur, ne çifte başkent, çifte ordu olurdu. Olağanüstü olabilmenin yolu, önce olağandışı olabilmeye cüret etmekle başlıyor. Demek doğal denilen patika da kendiliğinden olağandışılığı benimsemek durumunda.

Örnekse Fas’ın Cezayir’in, Mısır’ın hatta Ürdün’ün de gayet nitelikli hariciye kadroları var. Halbuki Fransa devlete kadro yetiştiren seçkin yükseköğrenim kurumu ENA’yı kapatıp, diplomat sınıfını ortadan kaldırıyor. Rusya’nın yalnızca dışişlerinde değil hariciyede bizim nüfusun toplamından Rusça bilenden fazla türkolog vardır belki ama orası da Putin yönetiminde bir bürokratik güvenlik devletine dönüşmüş durumda. Yani? Bizde devlet tapıncını başlıca yordam bellemiş olan kimi muhalifler doğal patikaya dönmekten ne anlıyor acaba? Gerçi cuma selâmlığında ayaküstü İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine karşı olduğumuzu açıklayıveren bir cumhurbaşkanından sonra daha ne olabilir ki?

Bir resimde ne çok katman var; bize, geldiğimiz yere dair. Laik cumhuriyetin cumhurbaşkanı cuma selâmlığında. Küresel önemde, tarihsel dönüm noktası Ukrayna işgali, NATO genişlemesi gibi bir konuda açıklama en tepeden ayaküstü yapılıyor. “Nedir o ‘zeitenwende’ mi, al sana zeytin bende” dercesine. Olumlu bakmıyormuşuz çünkü PKK bu iki ülkede yuva edinmiş, üstelik........

© Medyascope


Get it on Google Play