We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

‘El Kızı’nın Hüzünlü...›

1 0 0
30.08.2021

‘El Kızı’nın hüzünlü hikâyesi…

‘Biraz gülecek olsam, vay sen misin gülen? Hemen yetişir hüzün’ demiş büyük şairlerimizden Behçet Necatigil…

Gerçekten de yaşam mutluluktan ziyade hüzün dolu. Ayrılıklarla yoksunluklarla gelişen özlemlerin hüznü… Aşıkların gönül kırıklıklarından doğan hüzün… Ve hayat şartlarının yalnızlıkla, acılarla geliştirdiği bin bir türlü hüzün… Sanırsınız insanlar sevinç dolu tasasız günlerle ödüllendirilmek yerine hüzünlerle imtihan edilmekte. Kim bilir… Hayat boyu mutlulukla paslaşarak yol alan hüzün, insanı diri tutan yaşam motivasyonudur belki de! Hani ünlü guru Osho ‘Üzüntü derinlik verir. Mutluluk yükseklik verir. Üzüntü kökleri verir. Mutluluk dalları verir’ şeklinde tanımlamış ya durumu… İşte o hesap.

Hal böyleyken insanların kurgularda mutluluğa ağır basan hüzün tutkusunu da yadırgamamak lazım. Nitekim yeni sezon için hazırlıklar tam gaz devam ederken bir hüzünlü öykü daha sahne alacak ekranlarımızda… ‘El Kızı’!

‘El Kızı’ dendiğinde akla gelen ilk şey dışlanmışlığın hüznü olsa da… Kurgu dünyasındaki karşılığı 1960 tarihinde roman olarak okurlarıyla buluşmanın ardından 1966’da sinemaya uyarlanan ve 1989’da Perihan Savaş ile Engin Çağlar’ın başrolünde TRT için altı bölümlük dizi haline getirilen Orhan Kemal’in unutulmaz eserlerinden biri olmakta. Şimdiyse ‘El Kızı’ NTC Medya imzasıyla FOX dizisi olarak anılmakta.

Anlayacağınız ‘El Kızı’nın hüzünlü hikâyesinin kurgusal yönden çekiciliği bir hayli fazla. Hele bir de ilhamını, gerçekçi eserleriyle edebiyatımızın unutulmaz isimleri arasında yer almayı başaran Orhan Kemal’in ‘El Kızı’ adlı romanından alıyorsa bu çekiciliğin gücü daha da artmakta. Dahası ‘El Kızı’nın hüzünlü hikâyesi dram meraklılarının uygun özellikler taşımakta.

Hal böyleyken, ön bilgi verme ve değerlendirme bağlamında, çok yakında çekimlerine başlanacak olan ‘El Kızı’nın orijinal kurgusuna göz atalım dedik.

Kadının aile içinde gördüğü baskılar ve toplumda karşılaştığı olumsuzluklar müzmin bir sorun olmanın ötesinde dramaların da baş malzemelerinden. Gerçekçi ve etkili bir anlatım diliyle ele alındıklarında izleyiciden büyük ilgi gördükleri de aşikâr. Bu doğrultuda Orhan Kemal’in ‘El Kızı’ romanını değerlendirdiğimizde, yazarın, ‘El Kızı’nı hayal ürünü bir kurgu olmaktan çıkarttığı gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Yazar, burada kadın-erkek dünyasını her yönüyle ele alırken, sindirilmiş kadınların gerek aile hayatındaki gerekse toplumdaki açmazını da ortaya koyarak yarattığı hüzünle dokunuyor ruhlara.

Anlayacağınız 50’li yılların atmosferini de layıkıyla resmeden ‘El Kızı’ romanı özellikli bir kurguya sahip.

Kısaca özetlersek… Bu kurgu, insanın hafızasından kolay kolay silinemeyecek bir aile dramını gerçekçi tespitlerle ve yaşanmışlıklardan kopmadan aktarıyor bize. İlaveten olay örgüsünün değişkenliği ve çok dinamik bir yapıya sahip olması da içeriğin iz bırakma gücünü artırıyor. Hüzünle öfkeyi iç içe geçirerek duygusunu güçlendiren ve........

© Medyafaresi


Get it on Google Play