menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yoklama kağıdı – Yusuf İpekli Yazdı

26 238
22.02.2026

Yoklama kağıdının hepimizin hayatında çok özel yeri vardır. Öğretmenler, öğrenciler, veliler için, basit gibi görünen bu kağıt esasen çok büyük önem taşır(dı).

Büyük önem taşırdı çünkü yoklama kağıdı hayat memat meselesiydi.

Bundan elli yıl kadar önce ortaokullarda, liselerde müdür yardımcıları ders defterlerinin arasına akşamdan günlük yoklama kağıdı koyarlardı. Öğretmenler derse girer girmez öğrencilerin adını veya numarasını tek tek okuyarak yoklama yapar, derse gelmeyenlerin numarasını ilgili sütuna yazıp altını imzalardı. Günün sonunda sorumlu yönetici fiş de denilen kağıdı alır, devamsızlık takip defterine işler, değerlendirir, fişi dosyasına takarak saklar ve yoklama defterinin arasına yenisini koyardı.

Benim okuduğum o yıllarda öğrencinin 20 gün devamsızlık hakkı vardı. 20 günden fazla devamsızlığı olan sınıfta kalırdı. Ancak ben hiç bir arkadaşımın devamsızlık yüzünden sınıfta kaldığını hatırlamıyorum. Bunda ortaokul ve liselerin zorunlu eğitim kapsamı dışında olmasının etkisi çok büyük olmalı. Ya da velilerin öğrenci devamsızlığı konusunda hassasiyeti yanında o günkü yöneticilerin duyarlı ve alakadar yaklaşımları sorunun panzehiri idi.

Bu koşullar altında öğrenci sıkı mı devamsızlık yapsın.

Üniversitelerde de yoklama kağıdı sadece önemli değil çok değerliydi. Devam mecburiyeti olan okullarda yoklama fişi olmaz dersin hocası a4 kağıdına öğrencinin imzasını alırdı.

Hiç kaçak olmaz olur mu?

Zamanın haytaları bir türlü boş yoklama fişi bulur kimi zaman öğretmenin imzasını taklit ederek günü kurtarmaya çalışırdı. Nadirde olsa günün sonunda yoklama fişinin kayıplara karıştığına tanık olurduk. O yıllarda izin kağıdı da, geç kağıdı da muteberdi.

Günümüzde yoklama fişlerinin hiç önemi kalmadı biliyorsunuz değil mi?

Bırakın ilkokulu, ortaokulu, liseyi, üniversiteyi hayatın her alanında o arada Atatürk’ün kurduğu Gazi Meclis’te bile yoklama fişlerine koca koca milletvekilleri hile karıştırdı hile…

Meclisin ilgili oturumunda fiilen yer almayan milletin vekilleri adına partisinin başka vekilleri olmayan vekil sanki salonda imiş gibi sahte imzalı pusula (yoklama fişi) düzenler oldu.

Meclis başkanları bu sahtekar davranışı defaten ifşa ettiği halde sahte yoklama fişlerinin önü arkası kesilmedi.

Ne de olsa balık baştan kokuyor.

Bu arada okulda olması gereken saatte şu bizim meşhur parkta birkaç öğrenci görünce gözümün ısırdığı gence sordum: “Hayırdır delikanlı, bugün tatil mi ki okulu kırıp parka geldiniz?”.

“Hoca gibi soruyo la!”

“Okula kimse gitmiyor ki, biz gidelim. Hem hocalar artık yoklama bile almıyor. Biz de gitmiyoruz.”

“Boş boş soruyor oğlum. Geçen sene ayda bir okula gelen Ağmed’de sınıf geçti, üç gün devamsızlığı olan ben de geçtim. Hocalar bi yolunu bulup sene sonunda siliyor.”

“Silinmese ne olacak kuşum af çıkar yırtarız.”

“O işi Zilli Ayten halleder. Kel Memet’in telefonu hep masanın üstünde. Ordan kendime iki mesaj atarım bütün okul kurtulur diyor.”

Yav gençler yapmayın diyecek oluyorum çektiği dumanı dışarı sızdırmayanı, “Gazi meclistekiler yapınca bir şey olmuyor da biz yapınca mı bir şey olacak?” diye lafı ağzıma tıkayınca elimdeki yoklama kağıdı kendiliğinden buruşuyor, haklısınız da diyemiyorum haksızsınız da…

YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN 


© Medya Siyaset