menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2026 – Melih Demirel Yazdı

8 0
31.12.2025

Takvim yaprakları değişirken tüm hızıyla, iki binin üzerine koyduğumuz yirmi beşinde geldik son gününe… Yeni başlangıçlara niyetleniyoruz lakin aslında hesap devri yapıyoruz yeni üç yüz altmış beşe… İçimizdeki yorgunlukları, memleketin omuzlarındaki yükü, yaşanmışlıkları, yaşanmamışlıkları, yaşanacakları, bir daha asla yaşanamayacakları, taşıyoruz bir sonraki sayfaya. Hadi gönlümüz olsun diyelim adeti bozmadan. 2026: Umudun yılı olsun, sadece birer birer umutsuzlukla kopartılan takvim yapraklarından ibaret kalmasın duvarın köşesinde. Evvela bir iç muhasebenin, bir niyetin ve belki de uzun zamandır ertelenmiş bir yüzleşmenin adı olsun. En çokta; neredeyiz ve nereye gidiyoruz başlıklı yüzleşmenin. Ee tabi birde bunun başına; buraya nasıl geldik? Sorusuna da ilave etmeli…

Ne çok şey gördük değil mi? Umudu sandıklara, umudu beşer şaşarlara, umudu liderlere, umudu yarınlara emanet ettik. Kimi zaman yanıldık, kimi zaman bekledik, kimi zaman da susmayı seçtik. Ama ne olursa olsun, eyvallah edip umuttan da hiç vazgeçmedik. Öyle direncimizden ve metanetimizden filan değil bu umut hali, o yüzden göğüs kabartmaya hiç gerek yok. Çünkü bizim için umut etmek, umutları gerçekleştirmekten daha cazip geldi, daha ulaşılabilir, daha risksiz ve daha tatmin ediciydi. Neydi o meşhur atasözü, ‘’ Umut fakirin ekmeği’’ işte tam olarak biz o ekmeğe sahip çıktık. Ette gözümüz yok diyerek…

Neyse diyelim, umut ekmeğine sıkı sıkı sarılarak ve gelelim sadet kısmına…

2026’ya girerken artık şunu biliyoruz, yani öyle........

© Medya Siyaset