menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yoksulluk ve onur – Hakan Paksoy Yazdı

15 0
12.01.2026

Sosyal medyanın hayatımızdaki etkisi günbegün artmaya başladı. Hem bilgi hazinemizi zenginleştiriyor hem de duygu dünyamızı etkiliyor. Bu iki açıdan da tehlikeleri de içinde barındırıyor. Göz ardı edilemez, edilmemeli de. Ben bu çekincelerle birlikte bir güzellikten bahsedeceğim.

Geçen hafta Çarşamba (7 Ocak 2026) günü, evden çıkmış Ankaray istasyonuna doğru yürüyordum. Ankara’da yaşamayanlar için küçük bir bilgi, Ankaray yeraltı treni. AŞTİ ile Cebeci arasında gider gelir. Neyse, ben konuma döneyim. Bir dosttan mesaj geldi. Neymiş diye baktım. Uzun bir yazıydı. Kendisine ait değildi. Ona da başkasından gelmişti.

Evden çıkarken biraz da kızgın bir duygu durumundaydım. Zira çarşamba günleri TBMM’de parti grup toplantıları oluyor. Ben de fırsat buldukça dinliyorum. Bu hafta da öyle oldu. Türkiye’nin içinde bulunduğu ağır şartlara oldukça gerilmiştim.

İnsan onurunu korumak

Neyse, niyetim siyasi bir değerlendirme değil. Sadece duygu durumumu aktarmak istedim.

Okumaya başladım. Yazı ilgimi çekmişti. Trene binmekten de vazgeçip yürümeye devam ettim. Yazanlar hayâl ise de öyküleştirilmiş bir gerçekse de insanın içini titreten cinstendi.

Yazı, Kocaeli’nde bir mağazada çalışan tarafından kaleme alınmıştı. Yıllar boyu, gelen müşteriler içinde, ihtiyaç sahibi olduğunu anladığı insanlara yaptığı yardımı öyküleştirmişti. Fakat öykünün kahramanı sadece kendisi de değildi. Onu sessizce izleyen bazı müşterilerde yardım ediyorlardı. İhtiyaç sahiplerinin almak isteyip de alamayacağı şeyleri, birer küçük bahaneyle alabilecekleri fiyata........

© Medya Siyaset