menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mutluluğun resmi İspanya’dan

30 0
21.07.2026

Bir Dünya Kupası dönemini daha kapattık. 

“İspanya evine mutlu döndü” dedi sevgili dostum, üst kat komşum Vladimir İvanoviç.

Muhtemelen herkes futbola doymuştur ve hatta bıkanlarımız olmuştur.

Ben şahsen başlangıçta Türkiye’nin iyi bir sonuç alacağı konusunda pek çok insan gibi ümitliydim, ama olmadı.

Turnuvayı erken terkeden bizimkilerin ev sahibi ABD’yi son maçlarında yenmelerine bile sevinemedim.

Vladimir İvanoviç de benim gibi futbolu seviyor. O yüzden epey futbol konuşma fırsatımız oldu.

İkimizin de keyfi çok yerinde değildi. Bizimkiler erken veda etmişti. 

Rusya da Kupaya katılamamıştı.

Halbuki 2018 yılında, 21. FIFA Dünya Kupası 14 Haziran–15 Temmuz 2018 tarihleri arasında Rusya’da düzenlenmişti. 

Bu, Rusya’nın ev sahipliği yaptığı ilk FIFA Dünya Kupası olmuştu.

Final maçı 15 Temmuz’da Moskova’daki Lujniki Stadyumu’nda oynanmıştı. 

2018 yılındaki bu şampiyonayı FIFA Konseyi “tarihin en iyisi” olarak kabul etmişti.

Yine bu seneki turnuvada da oynayan İngiltere’den Harry Kane, 6 golle turnuva boyunca en çok gol atan oyuncu olarak ve “Altın Ayakkabı”nın sahibi olmuştu. Hırvat oyuncu Luka Modric, “Altın Top”u kazanarak turnuvanın en iyi oyuncusu, Fransa’dan Kylian Mbappe, en iyi genç oyuncu olmuştu.

Vladimir İvanoviç, “Hatırlıyor musun Lujniki’deki kapanış töreninde ‘yeşil kış’ yine azizliğini yapmış, korkunç bir yağmur yağmıştı” diyor.

“Törene katılan şemsiyesi olan Putin haricindeki Macron dahil diğer konuk Avrupalı liderler hazırlıksız yakalanmış, sırılsıklam olmuşlardı.”

Sağanak yağmur yağmaya başlamış. Gökyüzü sonunda gözyaşlarını tutamamıştı…

Bizim mahalledeki Nâzım’ın evinin önündeki parkta bir banka oturuyoruz. Biliyorsunuz, Rusların efsane kalecisi Yaşin’in evi de Nâzım’ın evinin karşı çaprazında.

Ben çocukluk anılarıma gidiyorum ister istemez.

Televizyon yayınlarının olmadığı çocukluk yıllarımda, ilk defa beyaz perdeden Ankara’da, Ankara Sineması’nda seyrettiğim o muhteşem Dünya Kupası filmini hatırlıyorum.

Nâzım Hikmet’in can yoldaşı ressam Abidin Dino yönetmişti filmi. 

Hani Nâzım’ın şiirinde “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” diye sorduğu yoldaşı.

1966 yılında İngiltere’de yapılan Dünya Kupası maçlarını belgeleyen “The Goal” isimli film Abidin Dino’nun da içinde bulunduğu üç kişilik bir yönetmen ekibi tarafından çekilmişti.

Yapımcı Octavio Senoret, önce FIFA’yla Dünya Kupası’nın filmini yapmak için, ardından da bu belgeselin yönetmenlerinden olması için Abidin Dino’yla anlaşır. 

Daha sonra çekilen belgesel “Gol!” filmi bütün dünyada gösterime girerek rekorlar kırar.

Sanat ile futbolun buluşturulduğu bu belgesel filmde Pele’nin çalımları ve rakiplerinden yediği zalim tekmeler, Eusebio’nun oyun zekası, erişilmez tekniği, Sovyetler Birliği’nden “duvar ören” kalecilerin duayeni, Nâzım Hikmet’in komşusu kaleci Lev Yaşin’i yıldızlaştıran kurtarışlar, çocukluğumun idolü Brezilyalı Garrincha, Beckenbauer, Uwe Seeler, Bobby ve Jackie Charlton kardeşler ve daha pek çok şey vardı.

Film, bir sanat eseriydi, ama futbol da zaten bir sanat bana göre.

1966 Dünya Kupası, FIFA’nın Dünya Kupası organizasyonlarının........

© Medya Günlüğü