Kalbin içinde yaşayanlar |
Annelik, neredeyse bir inanç gibidir.
Birini ikna etmek istediğimizde “Anne” üzerine yemin ederiz; en ağır sözleri söylerken bile onu merkeze koyarız, canını çok yakmak istediğimiz insanların annelerine beddualar veya küfürler ederiz.
Bu yüzden Anneler Günü, diğer özel günlerden daha farklıdır.
Bu özel gün sadece duygusal değil, aynı zamanda tarihsel bir arka plana da dayanır.
Modern anlamda Anneler Günü, bir geleneğin değil, bilinçli bir vefa arayışının sonucudur.
Anna Jarvis, ABD iç savaş sonrası kadınları bir araya getirerek sağlık koşullarını iyileştirmeye çalışan ve 1905 yılında hayatını kaybeden annesi Ann Reeves Jarvis’in anısını yaşatmak isterken, bireysel bir yasın toplumsal bir hatırlamaya dönüşmesine öncülük etti.
Ancak geldiğimiz noktada zamanın ruhuna uygun olarak bu özel gününün de anlamı değişti.
Başlangıçta daha sade, daha içsel bir anma günü olarak düşünülen Anneler Günü, bugün hediyeler ve semboller üzerinden yaşanıyor artık.
Bu da bize şunu gösteriyor: İnsanların en derin duyguları bile zamanla ritüellere dönüştürülebiliyor.
Oysa Anneler Günü yaklaşırken insanın içi iki........