Deniz aynı dalgalar farklı… |
Dünde kaldı cancağızım, düne ait ne varsa! Şimdi yeni şeyler söylemek lazım. (Mevlana Celaleddin-i Rumi )
65 yaş üstü kuşak kendi gençliğini anlatırken daha sade bir hayatı, daha güçlü aile bağlarını, daha net değerleri ve daha az karmaşayı hatırlıyor.
Günümüz gençleri ise aynı döneme baktığında başka bir şey görüyor, “Daha sınırlı haklar, daha dar ifade alanları, daha kapalı toplum yapıları vardı” diyor.
Gençler bugünü; bilgiye erişim, kültürel çeşitlilik, kadın hakları, bireysel tercihler ve görünürlük açısından daha ileri bir aşama olarak değerlendiriyor.
İki taraf da kendi hafızasının içinden konuşuyor.
1970’lerin gençleri ideolojik kamplaşmaların, ekonomik krizlerin ve sokak çatışmalarının içindeydi. Hayatın gerilimi kolektifti.
Bugünün gençliğinde ise gerilim daha bireysel ama daha süreklidir. Dijital dünyanın görünürlük baskısı, performans kültürü, sürekli üretme ve kendini kanıtlama zorunluluğu “Demokles’in kılıcı” gibi tepelerinde duruyor.…
Rekabet artık yaşanılan mahalleyle ya da şehirle sınırlı değil; küresel oldu. Rakibiniz dünyanın öbür ucundaki biri. Bu da gençlerde gelecek kaygısını daha yoğun ve daha görünür kılıyor.
Eskiden “yaşlı bilir” anlayışı güçlüydü çünkü hayat yavaş değişiyordu. Kurallar uzun süre geçerliliğini koruyordu.
Bugün ise bir kuşak içinde birkaç farklı dünya yaşanıyor. 70 yaşındaki biri için........