İthaka’ya varmak… |
Muhtemelen Truva Savaşı’nın ardından evine, İthaka’ya dönmek isteyen Odysseus isimli kralın yolculuğu, insanlık tarihinin ilk büyük gezi günlüğü sayılabilir.
Christopher Nolan’ın filmi vizyona girdiğinden itibaren Odysseus ve Homeros ile ilgili çokça yazı ve sosyal medya paylaşımı okuduk. Ben de hem Eski Yunan Dili ve Kültürü alanında yüksek lisans yapmış hem de profesyonel turist rehberi olan biri olarak bu konuda bir yazı yazmasam olmazdı.
Sabahın erken saatlerinde henüz kahvesini bitirememiş insanlar, dünyanın dört bir yanına dağılmak üzere aynı salonlarda beklerler. Bir köşede balayına çıkan genç bir çift, diğer tarafta sırt çantasına bütün hayatını sığdırmış bir gezgin, biraz ötede iş toplantısına yetişmeye çalışan takım elbiseli bir yönetici… Aynı kapılardan ve kontrollerden geçerek uçağa binerler ama aynı yolculuğa çıkmazlar. Kimileri varacakları yeri amaç edinirken, kimileri ise yolun kendisini. Çünkü bazı yolculukların gerçek değeri, bizi götürdükleri yerde değil, bizi dönüştürdükleri insanda saklıdır.
Homeros’un Odysseia destanı ile Kavafis’in İthaka şiiri, yüzyılların ötesinden bize tam da bunu fısıldar. Önemli olan İthaka’ya ulaşmak mıdır, yoksa İthaka yolunda kim olduğumuz mu?
Homeros’un destanı çoğu zaman yeteri kadar anlaşılmaz; insanlar onu ilk olarak canavarların, tanrıların ve olağanüstü yaratıkların hikâyesi sanır. Oysa destanın asıl konusu ne Polyphemos’tur ne Sirenler ne de Poseidon’un öfkesi… Asıl konu insandır. İnsanın eve dönüş arzusu, merakı, kibri, sabrı ve en önemlisi yolun insanı değiştirme gücüdür.
Odysseus bu yolculuk boyunca Lotus Yiyenler’in adasında hafızasını kaybetmemeyi öğrendi. Tek gözlü Polyphemos’un mağarasında yalnızca kaba kuvvetin değil, zekânın da bir silah olduğunu gördü. Rüzgârların efendisi Aiolos’tan aldığı armağanın, insanların merakı yüzünden nasıl bir felakete dönüşebileceğini yaşayarak tecrübe etti. Sirenlerin büyüleyici şarkıları arasında, bazen özgürlüğe ulaşmanın kendini bağlayabilmekle gerçekleşebileceğini keşfetti. Skylla ile Kharybdis arasında ise hayatın çoğu zaman iyi ile kötü arasında değil,........