Pegasus ve ejderha heykeli
Florida’nın güney ilçelerinden biri olan Hallandale’de bu heykel. En önemli özelliği ise yüksekliği.
34 metre boyu ile Florida’nın en yüksek heykeli. Amerika’nın da 3. en yüksek heykeli. Birincisi New York’taki “Özgürlük” heykeli, ikincisi Puerto Rico’daki “Yeni Dünyanın Doğumu” heykeliymiş. Puerto Rico’yu Amerika’dan saymayanlara göreyse ikinci en yüksek bu. Ayrıca dünyadaki en büyük at heykeli de buymuş.
Amerika büyükleri ve “en”leri çok seviyor ama “en büyük at heykeli” lafına takıldım çünkü bu gerçek bir at değil, Pegasus. Muhammed Peygamber’i gecenin bir vakti Kudüs şehrine uçuran Burak gibi kanatlı yani uçan bir at. Ancak bu Pegasus’un öyle dini bir değeri filan da yok. Tam tersine bir kumarhanenin heykeli bu. Görkemi ise bahçesinde konuşlandığı “Gulf Stream” kumarhanesinin zenginliğinden kaynaklanmış. İyi de bu kumarhane niye at heykeli yaptırmış derseniz, orada sadece makinelerde ve masalarda kumar oynanmıyor, aynı zamanda at yarışları da yapılıyor çünkü. Bu kumarhanenin her bir yerinde at ya da at başı heykelleri var. Bahçesinde de böyle devasa bir Pegasus var.
“Bu asırda kanatlı ata inan mı var, dahası hâlâ zavallı atları yarıştırıp para kazanma şeklinde bir kumar niye var?” diye de sakın sormayın, emi ?
İyi de niye kumarhane bahçesinde Pegasus var, diye sorabilirsiniz. Kumar oynayınca kanatlanıp uçabilirsiniz mi denmek istenmiş, yoldan geçen görüp gelip at yarışına paralarını yatırsın da biz o paraları kanatlandırıp uçuralım mı demek istenmiş ben bilemedim. Bir de Pegasus’un ayaklarının dibinde bir ejderha var. Anlayacağınız gerçek hayvanlardan değil efsanelerden ibaret bu heykel. Benim rasyonel aklımın yorumuna göre “Kumar demek efsane demektir ve paralarınız kuş olup uçar” diyor bu görüntü ama yaptıranlar ne demek istemiş diye yaman meraklandım doğrusu.
Meğerse “Gulf Stream Park” denilen bu devasa kumarhane alanının sahibi olan olan Frank Stronach, 2012 yılında at yarışları yapılan bölüme ilaveten bir de konut bölümü yapmak istemiş. Ancak 2013 senesinde nedense Stronach’ın aklında Pegasus’un toynakları altında ezilen bir ejderha heykeli yaptırma fikri peydahlanmış. Konut fikrinden oraya nasıl geçmiş, onu ertelemiş bunu öne mi almış, yoksa kumarhanenin devasa kazancının vergisini azaltmak için masraf yapmak gerektiğinden ev yapmaya göre heykel yapmak daha kazançlı olacağından, işine mi gelmiş kim bilir?
Almanların Strassacker bronz şirketi, mühendis Star’a danışarak istenen bu heykeli planlamış. İşe çelik şirketi Wendeler ve daha çok bronz gerekince Çinli bronz şirketleri de katılmış. Sonra Çin’de yapılan heykel parçaları 23 konteyner içinde gemiyle getirilirken 23 başka konteyner da Almanya’dan çelik çubukları getirmiş. Böylece 2014’de heykel yerine konabilmiş. (Wikipedia’dan aldığım bu anlatımı ben de pek anlayamadım. Sanırım devasa heykeli Çin’e yaptırdık dememek için çeliğini de Almanya’dan aldık demek istemişler.)
Bu vesileyle Amerika’nın en ünlü ve en yüksek heykeli olan Özgürlük Anıtı’nın, aslen Mısır Hidivi İsmail Paşa’nın, Mısır’ın bütün Asya’nın yol gösterici olduğunu kanıtlamak için, Süveyş Boğazı’nın girişine yaptırmak istediği, elinde bir meşale olan Mısırlı bir fellah kadın heykeli şeklindeki deniz feneri fikrinden araklama olduğunu, aslında önce İsrail’de bambaşka bir amaçla yapılıp sonra Fransa’da eksik gedikleri tamamlanıp Amerika’ya özgürlük simgesi diye pazarlandığı ve parçalar halinde gemiyle New York limanına getirildiğini yani sonradan yüklenen anlamının çok dışında bir tasarının ürünü olduğunu da hatırlamış oldum.
Florida’daki dev boyutlu uçan at heykelinin çevre düzenlemesi de 2015’de bitirilmiş. İçine konduğu havuzun fıskiyeleri ve ışık şovu için de bir sene harcanmış. 2016 ilk baharında nihayet açılışı yapılmış. Ben de 2016 son baharında Florida’ya göçtüğümde görmüştüm bu heykeli ama yepyeni olduğundan haberim yoktu. 10 yıl sonra yeniden gördüğümde renginin karardığını fark edince araştırdım da şimdilerde onun da benim gibi Amerika’daki 10. yaşı olduğunu öğrendim.
61 metreye 35 metre olan bu heykelde at için 330 ton çelik 132 ton bronz, ejderha için 110 ton çelik 132 ton bronz kullanılmış. Atın kaidesini oluşturan kayalık yapının altında şimdilerde moda olan 5D şeklinde bir kubbe tiyatro da olacakmış. Şimdilik heykeli çevreleyen havuzlarda geceleri ışıklı gösterisi yapılıyormuş. 13 müzik parçası eşliğinde 350 sis musluğu, 116 su fıskiyesi, özel led ışıklandırması ile ejderhanın ağzından 6 metre yükseğe fışkıran alevlerden oluşan bir şov yapılmaktaymış ki ben hep gündüz ziyaret ettiğimden bu şovlardan haberim olmadı.
Pegasus’un ön toynağının altında ezilmekteyken ağzından ateş fışkırtan ejderha ise şeytanı yani kötülüğü ve ekonomik yıkımı canlandırıyor, o yüzden de zehirlenmiş ve can çekişiyormuş. Ayaklarının altında onu yok eden Pegasus’un ise iyiliği ve kahramanlığı simgelediğini söylemeye gerek yok herhalde.
Gene de merak etmedim desem yalan olur; Asya’nın, daha doğru deyişle Çin’in simgesi olan ejderhanın ayaklar altında ezilmesine, heykeli üreten Çinliler neden alınmamış?
Bu heykelin maliyeti 30 milyon dolar olmuş o zamanın parasıyla. O kumarhanede masaya ya da at yarışına kim ne kadar para yatırıyor ki bahçesindeki bir heykel için bile bunca para harcanabiliyor diye düşünmek anlamsız. Ne de olsa zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış.
Doğrusu bu heykelin mitolojik göndermelerini anladığımı sanmıyorum. Ayrıca ekonomiden ve vergi çalımlarından da hiç anlamam. Şeytan ejderhanın tepesine toynak basan melek Pegasus heykelini Çinlilere yaptıran Amerikalı kumarhane sahibinin ne demek istediğini yorumlamayı size bırakıyorum.
Benim anladığım konuya gelirsek, insan aklı gezmekle ve görmekle gelişir. Ancak her zaman istediğimiz yere gidemiyor ve istediğimiz şeyleri göremiyoruz. Yine de bazen, bizzat görmeden de gösterileni görmek, bazen de bizzat gitmeden gezmek işe yarayabiliyor. Ben gidemediğim yerlere aklımı göndermeyi, göremediğim yerleri gösterenleri izlemeyi de seviyorum.
10 soruda ‘Özgürlük Heykeli’
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
