menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güneydoğu Asya’da “kutuplaşma”

11 1
previous day

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ve Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, iki ülke arasında güvenlikten teknolojiye uzanan alanlarda iş birliğini güçlendirme konusunda mutabık kaldı.

Japonya’nın Nara kentindeki görüşmede taraflar, düzenli liderler zirvelerini öngören “mekik diplomasisi”nin sürdürülmesi, özellikle de ekonomik güvenlik ve tedarik zincirleri konusunda koordinasyonun artırılması konusunda anlaşmaya vardı.

Zirve, ABD-Çin rekabetinin sertleştiği, Washington’ın dış politikada öngörülemez bir çizgi izlediği ve Çin’in Tayvan merkezli baskısını artırdığı bir dönemde gerçekleşti. Özellikle Takaichi’nin Japon parlamentosunda Tayvan’a yönelik olası bir Çin askerî müdahalesine Japonya’nın da dâhil olabileceğine dair açıklamalarının ardından Pekin’in Tokyo’ya yönelik ekonomik ve ticari baskılarını artırması, görüşmenin bölgesel güvenlik boyutunu öne çıkardı. Güney Kore ise bu süreçte Çin’le ilişkilerini onarmaya çalışırken, Tokyo’yla iş birliğini korumaya yönelik dengeli bir tutum ortaya koydu.

Peki, Japonya-Güney Kore yakınlaşması Çin baskısının arttığı, ABD’nin Tayvan konusunda stratejik muğlaklığı sürdürdüğü ve Doğu Asya’da yeni ittifak arayışlarının hız kazandığı bir dönemde nasıl okunmalı? Bu gündemi Japonya Waseda Üniversitesi’nden Dr. Arbenita Sopaj’a sorduk.

Japonya olası krizin merkezi

Takaichi’nin güvenlik odaklı söyleminin ardından gelişen Çin-Japonya gerilimi, Japonya’nın Çin’e yönelik stratejik duruşunu nasıl yeniden şekillendirebilir ve Doğu Asya’daki bölgesel güvenlik dinamiklerini nasıl değiştirebilir?

-Japonya’nın savunma ve güvenlik stratejisini gözden geçirme yönündeki hamlesi yeni bir gelişme değil, Çin ve Kuzey Kore’den algılanan tehditler uzun süredir süreklilik gösteriyor. Ancak son dönemdeki söylem, bu kaygıları daha açık ve siyasi açıdan daha görünür hâle getirdi. Coğrafya, özellikle Tayvan Boğazı bağlamında, Japonya’nın stratejik hesaplarında belirleyici bir rol oynuyor. Çin’in Tayvan’ı askerî yollarla ele geçirmesi gibi saldırgan bir senaryoda Japonya, ABD’nin en yakın müttefiki olarak harekete geçme sorumluluğunu üstlenmek durumunda kalacak. Bu konum, Japonya’daki büyük ABD askerî üslerinin varlığıyla, özellikle de Guam’daki üsler gibi diğer ABD üslerine kıyasla Tayvan’a coğrafi olarak daha yakın olan........

© Medya Günlüğü