Avrasya Feribotu baskını
Türkiye’de yaşanan en ilginç eylemlerden biri olan Avrasya Feribotu’nun aksiyon filmlerine benzer şekilde kaçırılmasının üzerinden tam 30 yıl geçti.
1990’lar, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının yol açtığı artçılarla baş etmeye çalışan Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin bir hayli gerginleştiği yıllardı. Politik, ekonomik ve etnik sarsıntı geçiren Rusya, Türkiye’nin Orta Asya ve Kafkasya’ya yönelik ilgisinden son derece rahatsızdı. Moskova Ankara’yı Çeçen ayrılıkçıları desteklemek, Ankara ise Moskova’yı PKK’ya destek vermekle suçluyordu. 1994 yılında başlayan Rus-Çeçen Savaşı’nın bütün acımasızlığıyla sürdüğü o süreçte iki ülkenin arasının daha da açılmasına, uluslararası kamuoyunun gözünün Türkiye’ye çevrilmesine yol açan önemli ve pek çok açıdan ilginç bir olay yaşandı.
13 Ocak 1996’da turist ve araç taşıyan Avrasya Feribotu Trabzon’a yanaştı. 17 Ocak saat 18.45 civarı 164’sı Rus, 46’sı Türk ve mürettebattan 45 olmak üzere toplam 255 kişi ve 10 araç taşıyan feribot Soçi’ye dönme hazırlıkları yapıyordu ki aniden ortaya çıkan otomatik silahlı ve maskeli dokuz kişi Avrasya’yı ele geçirdi. Grup Muhammet Emin Tokcan, Tuncer Özcan, Sedat Temiz, Erdinç Tekir, Ertan Coşkun, Ceyhan Molla Mehmetoğlu, Abhazya uyruklu Roki Gitsba ile Çeçenistan uyruklu Ramazan Zubareyev ve Vishan Abdurrahmanov’dan oluşuyordu. Eylemcilerin lideri Tokcan, Rus askerlerinin Kuzey Kafkasya’dan çekilmemesi ve Çeçenistan’ın bağımsızlığını tanımaması halinde rehineleri öldürmeye başlayacakları tehdidinde bulundu. Tokcan, Çeçenlerin “kahraman”, Rusların ise “1 numaralı terörist” ilan ettiği ünlü komutan Şamil Basayev’in yardımcısı olduğunu söylüyordu.
Başta Türk güvenlik kuvvetleri baskın düzenleyerek rehineleri kurtarma planları yapıyordu ancak feribota yerleştirilen patlayıcılarla havaya uçurma tehdidi üzerine Avrasya’nın Trabzon Limanı’ndan ayrılmasına izin vermek zorunda kaldı. Tokcan’la yürütülen pazarlığa Türk yetkililerin yanı sıra Rus diplomatlar ve Rusya gizli servisinin (FSB) temsilcileri de katıldı.
Trabzon’dan ayrılan feribot Türk kıyıları boyunca ilerlemeye başlarken, eylemcileri talebi de aniden değişti. Aynı günlerde, Rusya’nın “2 numaralı terörist” ilan ettiği Çeçen lider Cahar Dudayev’in damadı Salman Raduyev’in liderliğindeki silahlı bir grup Dağıstan’daki Pervomaysk köyüne baskın düzenlemişti. Rus Ordusu köydekileri rehin alan 300 kişilik gruba karşı bütün gücüyle saldırıyordu. Avrasya eylemcilerinin yeni ve tek talebi Rus birliklerinin köy çevresindeki kuşatmayı kaldırmasıydı.
Tokcan bir süre sonra feribotun Boğaz’a girmesine ve İstanbul Limanı’na yanaşmasına izin verilmesini istedi. Ancak savaş gemileri feribotun Boğaz’a geçişini engelledi.
Bu sırada çok ilginç bir olay yaşandı. Avrasya’nın üzerinde aniden bir helikopter belirdi ve içinden çıkan bir adam feribota atladı. O kişi ünlü gazeteci Uğur Dündar’dan başkası değildi. Dündar, gazeteci Nedim Şener’e tarihe geçen feribota atlama sahnesini şöyle anlattı:
Uğur Dündar’ın feribota atlama anı
“Rehin alınanlar arasında bir Emniyetçi de vardı. Gemi rotasını değiştirip Karadeniz’den........© Medya Günlüğü
