menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zirvenin ardından… Trump şov ve fabrika ayarlarına dönüş…

9 0
09.07.2026

Ankara’da gerçekleşen NATO Zirvesi, ittifakın geleceğine dair büyük stratejik vizyonlardan ziyade; ABD’nin dayatmaları, Trump’ın adeta şova dönüşen hamleleri ve Türkiye’nin dış politikadaki keskin “U dönüşünün” tescillendiği bir platform olarak tarihe geçti.

32 devlet ve hükümet başkanının katıldığı bu zirveyi, içi boşaltılmış hamasi söylemlerden arındırarak birkaç temel başlıkta okumak gerekiyor.

1-Trump’ın zirveyi zehirlemesi ve İran gündemi

Zirvenin en net fotoğraflarından biri, Trump’ın Ukrayna, savunma harcamaları veya Avrupa’nın güvenliği gibi konuları bir kenara iterek İran’ı spotların altına almasıydı. Daha resmî oturum başlamadan, Rutte ile yaptığı basın toplantısında “Ateşkes bitti” söylemiyle NATO gündemini bilinçli biçimde manipüle etti; İranlılara “hasta, pis, geri zekâlı insanlar” gibi inanılmaz hakaretler yağdırdı, üstelik yanında NATO Genel Sekreteri otururken. Böylece Ukrayna, savunma sanayisi kapasitesi gibi başlıklar birdenbire ikinci plana düştü ve herkes İran’ı konuşmaya başladı. Trump, “çok sert vuracağız, bu işi hızlı bitireceğiz” derken; asıl odağın ABD’nin Orta Doğu ve İsrail merkezli çıkarları olduğunu gösterdi. Ancak bu açıklamaları ihtiyatla karşılamak gerek: birkaç saat sonra “İranlılar müzakere istedi, kabul ettim” diyebilecek bir profil söz konusu. Trump’ın Ankara’dan hareketinin bilinçli geciktirilmesi, uçak değişikliği ve “İran’ın ölüm listesinde birinci sıradayım” gerekçesiyle Katar hediyesi uçağı Almanya’ya sergiye göndermesi de bu tablonun ironik ayrıntılarıdır.

Türkiye’nin bu resimdeki yeri ise hamasi “bölgesel güç” söylemlerinin aksine, ABD ve NATO hizasında kalmaktan ibarettir. İncirlik ve Kürecik buradayken, NATO altyapısı İsrail’e istihbarat........

© Medya Günlüğü