menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mach 25 hızında “yerli ve millî!..”

31 0
07.05.2026

Malumunuz, SAHA 2026 Fuarı’nda yeni bir “yerli ve milli” şahlanışa daha şahit olduk. Türkiye’nin ilk Kıtalararası Balistik Füzesi (ICBM) “Yıldırımhan” nihayet arzıendam etti.

Açıklanan teknik verilere bakarsanız, insanın başı dönüyor. 6.000 kilometre menzil, Mach 9 ile 25 arası akıl almaz bir hız, sıvı nitrojen tetroksit kullanan 4 roket motoru ve 3.000 kilogramlık harp başlığı… Üstelik hipersonik manevra kabiliyeti sayesinde yeryüzündeki tüm mevcut savunma sistemlerini aşabileceği iddia ediliyor. Yandaş medyaya ve onlardan feyz alan dünya basınına bakarsanız, “Türkiye güç gösterisi yaptı” manşetleriyle ortalık yıkılıyor. Uzmanlar (!), caydırıcılık liginde sınıf atladığımızı, doktrinlerin baştan yazıldığını müjdeliyor. Hatta işi o boyuta vardırdılar ki, fuarda füzeyi gövdesiyle kanlı canlı karşısında görünce adeta orgazm olan savunma analistleri bile gördü bu gözler.

Peki madalyonun diğer yüzünde ne var?

Gelelim füzenin üzerindeki o muazzam siyasi mühendisliğe… Füzenin gövdesine bir yanda Yıldırım Bayezid’in tuğrasını, diğer yanda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasını nakşetmişler. Bu tuğra ve imza kombinasyonuyla dış dünyaya, Washington’a ya da Moskova’ya nasıl bir mesaj verildiğini inanın ben de bilmiyorum. Ancak bu simgelerin kime tasarlandığını çok iyi biliyorum. Sadece o imzayı görünce mesut, mutlu ve bahtiyar olup, iktidarın yıllardır eleştirdikleri o savruk, maceracı dış politikasına elleri patlarcasına alkış tutan sözde Kemalistleri zoka yutmuş sazanlar gibi........

© Medya Günlüğü