menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran’da 45 yıllık “ideolojik parantez” kapanıyor mu?

13 0
thursday

Gözlerimizi doğu sınırımıza, İran’a çevirdiğimizde gördüğümüz tablo sadece bir komşunun iç karışıklığı değil; 45 yıllık ideolojik ve despotik bir rejimin, biyolojik ve siyasi ömrünün sonuna yaklaştığının resmidir.

Tahran’dan gelen haberler kesik, görüntüler flu. İran yönetiminin interneti tamamen kesmesi, rejimin “karanlıkta iş görme” refleksinin bir tezahürü. Ancak sızan kırıntılar bile, ülkede daha önce benzeri görülmemiş bir şiddet dalgasının baş gösterdiğini doğruluyor. Ölü sayısına ilişkin veriler muhtelif; muhalif kaynaklar ile resmi ajanslar arasında uçurum var. Ancak kesin olan şu ki; sokak, geri dönüşü olmayan bir eşiği aşmış durumda.

Trump’ın “ters köşe” siyaseti ve müdahale ihtimali

Bölgedeki askeri hareketlilik, aslında “geliyorum” diyen bir fırtınanın habercisiydi. Orta Doğu’daki Amerikan üslerinin boşaltılması, Batılı ülkelerin vatandaşlarına “derhal çıkın” çağrıları, iptal edilen uçuşlar ve Katar’dan kalkan tanker uçaklar… Hepsi, İran’a yönelik bir askeri operasyonun lojistik hazırlığıydı.

Tam “düğmeye basıldı” denirken, ABD Başkanı Trump’ın sahneye çıkıp; “İran’da idamlar durdu, öldürülmeler durdu” minvalindeki açıklaması herkesi ters köşeye yatırdı. Bu, Trump’ın klasik “müzakere öncesi deliyi oynama” ya da “baskıyı artırıp aniden gevşeterek rakibi şaşırtma” taktiği mi, yoksa perde arkasında bir pazarlık mı döndü, henüz net değil.

Şahsi kanaatim, Arik Keskin İle örtüşüyor. İran’a askeri bir müdahale ihtimali hâlâ masada ve oldukça yüksek. Ancak bunun dozu ne olur? Rejimi tamamen devirmeye yönelik topyekûn bir harekat mı, yoksa nükleer tesisleri ve komuta merkezlerini hedef alan........

© Medya Günlüğü