menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Mutlak butlan”ın şifreleri ve Erdoğan’ın yeni senaryosu…

14 0
monday

Eğer son dönemde Türk siyasetinde yaşanan ve özellikle Cumhuriyet Halk Partisi üzerinde yoğunlaşan gelişmeleri yalnızca basit bir iç çekişme, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ihtirasları yahut yargının rutin bir tasarrufu olarak okumaya kalkarsak, fotoğrafın tamamını ciddi şekilde ıskalamış oluruz.

Türkiye’de siyasetin ve “devlet aklının” reflekslerini yakından izleyenlerin kolaylıkla fark edeceği üzere; sahnelenen oyunun amacı partiler üstü bir dizayn ve çok daha stratejik bir hedef barındırıyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, etrafındaki tüm pürüzler temizlenerek “dikensiz bir gül bahçesinde” geçireceği altın bir dönem daha hediye etmek.

Son üç seçimde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kazanan ve bilhassa merkez sağ seçmendeki “yeni lider” boşluğunu şaşırtıcı bir ivmeyle dolduran Ekrem İmamoğlu’na bakalım… Camide Kur’an okuyabilen, İslami pratiklerle barışık, salt kendi kitlelerinden değil, muhafazakâr tabandan da oy koparma potansiyeline sahip bir ismin sahneye çıkması, Cumhur İttifakı cephesinde büyük bir alarm durumuna yol açmıştı. Hele ki CHP kurultayından sonra partisi üzerindeki ağırlığını da tescillemesi, onu ilk seçimde Erdoğan’ı yenebilecek potansiyel lider konumuna taşımıştı. Fakat ne oldu? AKP dönemine has tipik bir “kurumları araçsallaştırma” taktiği ve tarihin ironisine bakın ki “sahte diploma ve yolsuzluk” gibi davalar üzerinden kelimenin tam anlamıyla siyaseten tasfiye edildi ve hapse atılarak denklem dışına çıkarıldı.

İmamoğlu’nun yokluğunda “B Planı” olarak sunulan Mansur Yavaş seçeneği ise, zaten baştan beri radyoaktif bir topa girmekte imtina eden Yavaş’ın,........

© Medya Günlüğü