menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Bölünme” bize ne anlatıyor?..

13 0
04.07.2026

Bir siyaset bilimci ve yazar olarak Türkiye’nin siyasi tarihimizi incelediğimde, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir siyasi partiden ziyade, sürekli yeni fraksiyonlar ve hatta iktidarlar çıkaran bir “kuluçka makinesi” olduğunu görüyorum.

Bugün Kılıçdaroğlu ve Özel ekseninde yaşanan gerilim, artık yüksek sesle dile getirilen bir “bölünme” tehlikesini önümüze koyuyor. Acaba, bu kopuş, Türk siyasi tarihinde gördüğümüz o derin ideolojik fay kırılması mı, yoksa dışsal destekle oluşan saf bir hegemonya mücadelesi mi?

Gelin, bu güç mücadelelerinin ideolojik benzerlikleri ve farklılıkları üzerinden bugünü; Demokrat Parti’nin dünden bugüne uzanan mirası, Turan Feyzioğlu’nun 1967’deki Güven Partisi vakası ve elbette Ecevit’in unutulmaz DSP serüvenini, hatta gerekmese dahi Muharrem İnce ile kıyaslayarak siyasi fotoğrafı netleştirelim.

Fark nerede benzerlik nerede?

Olası bir “Kılıçdaroğlu-Özel bölünmesini” okuyabilmemiz adına bu ikilinin ideolojik konumlanışını net saptamamız gerekir. İşin aslı şu ki; karşımızda siyasal yelpazenin zıt kutuplarına savrulmuş iki siyasi aktör yok. Aksine, aslında ideolojik bağlamda büyük bir farklılıktan çok, yöntemsel ve biçimsel ayrılıklardan söz edebiliriz. Kılıçdaroğlu, “Helalleşme” çıkışları, Altılı Masa ile sağ siyaseti merkeze davet etmesi gibi eylemlerle CHP’yi daha pragmatist ve “kitleleri kucaklayan orta yolcu ve dengeci” bir zemine çekmeyi denedi. Karşısında ise “Değişim” parolasıyla genel başkanlığa ulaşan Özgür Özel yine sosyal demokrat nosyonu terk etmeden, sadece partinin “mücadele formunu” sokak siyasetine ve dinamizme çekeceği ancak iktidarla “Normalleşme” tartışmalarını sürdüreceği vaadiyle öne çıktı.

İkisi arasındaki çizgi bir merkez sağ-merkez sol ya da kapitalist-sosyalist gerilimi taşımıyor. Her iki lider de aynı “bürokratik parti” içerisinden yetişmiş, aynı sosyal demokrat dili konuşmaya çabalayan fakat uygulamada ve........

© Medya Günlüğü