Yakınlık artıyor, güven kırılganlaşıyor |
Aralık 2025 Veri Pusulası bulguları, parasosyal ilişkilerin artık marjinal bir davranış olmadığını gösteriyor. Yakınlık artıyor; ama bu yakınlık güven üretmiyor. Parasosyal yakınlığı ölçen beş farklı ifadeden (kişiyi tanıyormuş gibi hissetme, hayat tarzı olarak kendine yakın bulma, izlerken birlikteymiş olma hissi vb.) hesapladığımız Parasosyal Yakınlık Endeksi’ne göre toplumun yüzde 44’ü, takip ettiği bir içerik üreticisiyle yüksek düzeyde parasosyal yakınlık kurduğunu söylüyor. Yani neredeyse her 2 kişiden 1’i, gerçekte tanımadığı bir kişiyle ekran aracılığıyla kurduğu bu tek yönlü yakınlığı, kendi duygusal dünyasında anlamlı bir ilişki alanı olarak deneyimliyor. 18-29 yaş grubunda bu oran yüzde 56’ya, beş ve üzeri sosyal medya platformu kullananlarda ise yüzde 64’e kadar yükseliyor.
Bu yakınlık duygusal aşinalık üzerinden şekilleniyor. Katılımcıların yüzde 60’ı, takip ettiği kişiyi “uzun süredir tanıyormuş gibi” hissettiğini belirtirken, yüzde 53’ü onu izlerken kendini bulunduğu grubun ya da ortamın bir parçası gibi gördüğünü söylüyor. Buna karşılık, “yanımdaymış gibi hissetme” ifadesine katılım yüzde 43’te kalıyor. Yakınlık, daha çok tanıdıklık hissiyatı üzerinden kuruluyor.
Samimiyet algısı ise bu bağın en güçlü taşıyıcılarından. Katılımcıların yüzde 85’i, içerik üreticisinin doğal ve samimi bir tavırda olmasının içeriği daha eğlenceli hale getirdiğini söylüyor. Yüzde 68’lik bir kesim ise favori içerik üreticisini açıkça “doğal ve samimi” buluyor. Samimiyet, bugün izleyicinin bağ kurup kurmamasını belirleyen temel........