Yapay zekâ çağı için 10 maddelik yol haritası
Google Türkiye olarak hayata geçirdiğimiz “Google ile Yapay Zekâ Sohbetleri*” serisinde, tam 26 bölümü geride bıraktık. Bu programda ev sahibiniz olarak; sanatın en yaratıcı isimlerinden iş dünyasının en tepesindeki CEO’lara, değerli hocalarımızdan sivil toplum ve girişimcilik ekosisteminin liderlerine kadar Türkiye’nin en parlak zihinlerini ağırlama şansına eriştim.
Bu serideki amacımız, yapay zekâyı, sadece teknolojik bir gelişim olmanın ötesinde, insanlığı sanattan sağlığa, iş dünyasından eğitime hayatın her alanına dokunan toplumsal bir devrim olarak ele almaktı.
Bu ayki yazımda, 2025’i kapatırken farklı bir deney yapmak istedim. 26 bölümlük bu devasa sözlü tarih arşivini, yüzlerce sayfalık deşifreyi ve saatler süren beyin fırtınalarını, programın ruhuna uygun olarak Google’ın yapay zekâ uygulaması NotebookLM’e yükledim ve tek bir soru sordum:
“Bu 26 farklı zihin, aslında hep bir ağızdan bize gelecek için ne söylüyor?”
NotebookLM, tüm içerikleri analiz etti ve bir sentez oluşturdu. Ortaya çıkan sonuç, kişisel görüşlerin ötesinde, Türkiye’nin değerli uzmanlarının derinlikli perspektiflerinden oluşan 10 maddelik bir dönüşüm manifestosu oldu.
2026’nın sonunda bu satırları tekrar okuduğumuzda; bugün devrim sandığımız şeylerin ne kadarının sıradanlaştığını ve insanlık olarak bu bakış açılarını ne kadar içselleştirebilmiş olacağımızı çok merak ediyorum. 2026 yılı hamsilerden başlayıp, büyük başarılara yol aldığınız bir yıl olsun!
Dijital dönüşümün en büyük tuzağı, mükemmeliyetçilik ve devasa planlar yaparken hareket kabiliyetini yitirmektir. Konuklarımızın ortak vurgusu net: Belirsizlik çağında esnekliğin formülü; sonucu üç yıl sonra görülecek hantal, riskli ve pahalı “balina” projeler peşinde koşmak değil. Bunun yerine, sonucu hemen görülebilecek, ölçülebilir, küçük, çevik ve seri “hamsi” projelerine odaklanılmalı. “Quick win” (hızlı başarı) dediğimiz bu küçük başarılar, kurum içindeki teknolojik direnci kırar, ekiplerin özgüvenini tazeler ve büyük dönüşüm için gereken güven zeminini oluşturur.
Teknolojiye teslim olmak ile teknolojiyi yönetmek arasındaki ince çizgi burasıdır. Yapay zekâ, malzemeyi toplayan, veriyi tasnif eden, hatta metaforik olarak “patatesi soyan” mükemmel bir asistandır. Ancak “hangi yemeğin pişirileceğine”, yani vizyona, stratejiye ve........
