NATO'dan çıkılsın üsler kapatılsın!
Temmuz ayında NATO zirvesi Ankara’da toplanacak. ABD Başkanı Donald Trump da gelecek.
Şehrin dokuz ilçesinde 1-15 Temmuz tarihleri arasında her türden gösteri, etkinlikler ve hatta düğünler bile yasaklandı. Kamu çalışanları 6-12 Temmuz’da idari izinli sayılacak. Emniyet belediyelere yazı göndererek zirve kapsamında kullanılacak ana güzergahlar, liderlerin konaklayacağı oteller ve etkinlik alanlarının çevresindeki sokakta yaşayan köpeklerin toplanmasını istedi! Bu resmen bir tür olağanüstü haldir. Devletin bütün imkanları savaş ve emperyalizm karşıtı gösterileri engellemek için devreye sokuluyor.
NATO’ya “hayır” diyoruz. Çünkü NATO, Batı emperyalizminin savaş örgütüdür. Tarihi kanlı savaşlar, işgaller ve darbelerle doludur. ABD ve müttefiklerinin, dünyanın geri kalanına hakim olmasını sağlayan bir şiddet tekelidir. Düşman ve tehdit sıralamasıyla dünyadaki çatışma ile gerginliklerin başlıca tarafıdır.
2. Dünya Savaşı’nda dünya iki kutba bölünmüştü. İki dünya savaşının galipleri SSCB, Doğu Avrupa ve Asya’da geniş bir egemenlik kurarken; ABD, Rus işgalinden korkan Avrupalı müttefikleriyle küresel bir askeri örgütlenme olan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nü (NATO) 1949 yılında kurdu.
NATO,ABD’nin Avrupa üzerindeki hegemonyasıyla dünya çapında sağladığı kontrolünü sürdüren askeri örgütIenmesidr.
Kurulmasıyla birlikte nükleer silahları elinde bulunduran iki süper güç ABD ve Rusya arasında Soğuk Savaş başlamış oldu. 20. yüzyılın ikinci yarısını kaplayan Soğuk Savaş’ta, emperyalist merkezler dışında bir dizi bölge ve ülkede çok sayıda sıcak çatışma ile savaş yaşandı. Türkiye’nin NATO’ya katılımı da böyle bir savaşa katılmasıyla gerçekleşti.
Kore Savaşı, 1950-1953 yılları arasında yapılan, Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki savaştır. Soğuk Savaş’ın ilk sıcak çatışmasıdır. Savaş; ABD ve müttefiklerinin, daha sonra da Çin’in müdahalesiyle uluslararası bir boyut kazanmıştır.
Türkiye devleti aslında NATO’ya kurulur kurulmaz........
