menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Anadili Kürtçe olan aday meselesi

20 0
26.06.2026

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş’ın, “ana dili Kürtçe olan bir cumhurbaşkanı adayını desteklememek” üzerine yaptığı açıklamalar çok tuhaftı. 

Hangi tabanın partisiyiz?

Daha sonraki açıklamalarıyla beraber ele alındığında mesele bu kez, ana dili Kürtçe olan bir adayın desteklenip desteklenmemesi tartışmasının ötesinde, bilinçaltı olmayan, bilakis düşünülmüş, tasarlanmış ve tartışılmış sistematik bir argümanlar bütünü olarak öne sürüldü. Erkan Baş, özetle bizim seçim derdimiz yok, biz sarayla uzlaşmayız ve müzakere etmeyiz diyerek asıl mesajını verdi ve esas olarak iktidarla uzlaşmayan tüm güçlerle ittifaka açık olduklarını belirtti. Bu çok meşru bir yaklaşım elbette. Ama bir yandan ana dili Kürtçe olan bir aday o tabana seslenebilir ama bizim de kendi tabanımız var şeklinde “kendi tabanının” anadili Kürtçe olan bir adaya oy vermeyeceğini ima eden, oldukça bildik, toplumsal muhalefetin ortalama sağcı fikirlere sahip olan kesimlerinin dertleriyle dertlenmekten türeyen asıl sorunu maskeliyor. 

New Yorklular böyle dertlere sahip olsalardı Müslüman, LGBT ’larla dayanışan, göçmen bir siyasetçiyi belediye başkanı olarak seçmezlerdi.

Bu tartışma yeni çözüm süreci başladığından bu yana ulusalcıların, CHP tabanının çeşitli kesimlerinin bilincinde bir dedikodu silsilesi olarak şekilleniyor ama aynı zamanda ulusalcı sosyalistlerin benimsediği tutumu da yansıtıyor. Bu çevreler Kürt sorununun demokratik çözümü meselesinde kendi ulusalcı müfredatları doğrultusunda CHP tabanının çözüm sürecine şüpheyle bakan kesimleriyle hızla yakınlaşmayı ve bu kitle etrafında hareketlenmeyi planlıyorlar. Bu açıdan bakıldığında, “Yeni çözüm süreci”, İmralı’nın bu süreçte oynadığı rol, DEM Parti’nin İmralı’ya biçtiği misyon ve çözüm süreci için gösterilen yoğun çabaya yönelik eleştiriler kasıtlı bir şekilde DEM Parti’nin otoriter şok dalgalarına karşı sessiz kaldığı yönündeki çarpıtmanın üzerinde yükseliyor.

DEM Parti ve demokrasi mücadelesi

Bu tutumun hem DEM Parti’ye hem de İmralı’ya haksızlık anlamına geldiğini göstermek halkların eşit koşullarda kardeşliğini savunanlar için enternasyonalist bir görevdir. Çözüm süreci yürütülürken, Kürtlerin diğer tüm mağduriyetlere karşı suskun kalmayı bir bedel olarak ödediği iddiası tehlikeli sulara yelken açmak anlamına geliyor.

Bu yaklaşım, DEM Parti’nin yürüttüğü mücadelenin çok boyutluluğunu görmezden geliyor. DEM Parti, hem çözüm süreci için çaba sarf ediyor hem de her türlü........

© marksist.org