Türkiye çölleşmiyor, Türkiye çölleşti

Bu yıl itibarıyla küresel ekolojik kriz artık sadece çevresel bir risk değil, kapitalizmin doğa üzerindeki sömürüsünün bir sonucu olarak emeği, yaşamı ve gezegeni kuşatan topyekûn bir sistemik iflas halini almıştır. İnsan kaynaklı salımların atmosferdeki yoğunluğu, 1,5oC ısınma eşiğini kalıcı olarak aşma riskini her geçen gün artırırken, sıra dışı hava olayları artık küresel bir yeni normal olarak kabul edilmektedir. Türkiye ise hem coğrafi konumu hem de atmosferik mekanizmaları nedeniyle krizin en şiddetli yaşandığı merkezlerden birine dönüşmüştür. Bugün Anadolu topraklarında su tükeniyor.

Türkiye’nin küresel ortalamanın üzerinde ısınması, Akdeniz Havzası’nın fiziksel coğrafyasıyla açıklanan bilimsel bir nedenselliğe dayanmaktadır. 2026 verileri, Türkiye’nin R=1,42 oranında bir ısınma katsayısına sahip olduğunu, yani dünya 1 derece ısınırken Türkiye’nin 1,42 derece ısındığını kanıtlamaktadır. Bu durumun temel nedeni, Akdeniz’in yarı kapalı yapısı sebebiyle okyanusların sahip olduğu termal sönümleme kapasitesinden yoksun olmasıdır. 1980’lerden bu yana deniz yüzeyi sıcaklıkları on yılda 0,29oC ile 0,44oC arasında artmıştır. İç bölgelerde toprak neminin tükenmesiyle gizli ısı akısı yerini duyulur ısı akısına bırakmış, bu da pozitif bir geri besleme döngüsü yaratmıştır. Ayrıca, arazi yapısı nedeniyle yüksek rakımlı bölgelerde, özellikle Doğu Anadolu’da kış aylarındaki ısınma hızı kıyı bölgelerine göre çok daha yukarıya taşınmaktadır.

Metropollerde su arzı

2026 yılı, Türkiye için su arz güvenliğinin ve ekolojik dengenin kırılma yılı olarak kayıtlara geçmiştir. Şubat 2026 verilerine göre İstanbul baraj doluluk oranı yüzde 34,20 seviyesindedir. Stratejik öneme sahip Kazandere (yüzde 9,98) ve Pabuçdere (yüzde 9,79) barajları teknik olarak kritik eşiğin altına inmiş, Sazlıdere havzasında kuruma kaynaklı poligon yapılı toprak çatlakları gözlemlenmiştir. İzmir’de Tahtalı Barajı 2025 sonunda yüzde 0,13 dolulukla ölü hacim seviyesine gerilemiş, kentin 13 ilçesinde su kesintileri uygulanmıştır. Ankara’da ise çok vahim bir tablo bulunmaktadır. Baraj dolulukları yüzde 15,54 seviyesine inerken, kullanılabilir aktif su oranı sadece yüzde 5,71 ile sınırlı kalmıştır.

Kriz metropollerle sınırlı olmayıp ülke genelinde bir su iflası halini almıştır. NASA’nın GRACE-FO uyduları tarafından yapılan ölçümler, Türkiye genelinde hem sığ yeraltı suyu depolarında........

© marksist.org